(6762 S. K. m. 4, 893)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 15.05.2008 tarih ve 2005/1466 - 2008/1132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın taşınması işinin davalılar tarafından üstlenildiğini, taşımanın kusurlu ifası sonucu yükün hasarlandığı, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 4.524.70 YTLnın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Omega Shipping Ltd.Şti. vekili, hasar ihbarının süresinde yapılmadığını, deniz yolu ile taşınmasında korozyona uğramadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigortalı emtianın üzerinde su ya da nem etkisiyle oluştuğu anlaşılan hasarın davalıların üstlendiği taşıma sırasında meydana geldiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta sigortalı emtianın davalıların sorumluluğundaki gemi ile ABDden İstanbula, buradan da Ankaraya taşındığı, 6 adet rulo alüminyumun korozyona uğrayarak hasarlandığı iddia edilmiştir. Taşıma hem deniz hem de kara yolu ile gerçekleştirilmiş olup, karma niteliktedir. Korozyonun emtianın su veya rutubete maruz kalmasından kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK'nun Deniz Ticareti başlıklı Dördüncü kitabında yer alan 893 ve onu izleyen maddelerde düzenlenen hükümlerin uygulanması ihtimali vardır. Bu durumu değerlendirme görevi de Denizcilik İhtisas Mahkemesine aittir.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Yasa ile 6762 sayılı Türk Ticaret Yasasının 4. maddesine eklenen fıkrada, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Yasa'nın Dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararıyla da bu tür davalara denizcilik ihtisas mahkemesi bulunmayan yerlerde birden fazla ticaret mahkemesi bulunması halinde (1) numaralı ticaret mahkemesinin bakacağı belirlenmiştir. Deniz İhtisas Mahkemesi sıfatlı ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki, görev ilişkisidir. Deniz İhtisas Mahkemesi'nin görev alanın tayininde davanın değeri önemli olmayıp, uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınacaktır. O halde, somut olayda denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatıyla Ankara 1 numaralı Ticaret Mahkemesinin görevli oldu dikkate alınıp, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek bulunmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2010 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy