(1086 S. K. m. 83) (Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü m. 5, 6, 7, 9)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ceyhan Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.06.2008 tarih ve 2007/290-2008/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde taraf avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi A S. Tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, sürücüsü tespit edilmeyen kırmızı renkli bir kamyonun müvekkili idaresindeki özel otoya çarpması sonucunda davacının yaralandığını, kaza sonucu vücut iş gücü kaybının % 48 olduğunu, kazaya karışan aracın sürücüsü ve plakası tespit edilemediği için davalı kuruma yapılan başvurunun reddedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000 YTLnin davalıya ihbar tarihinden 8 gün sonrasında işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle istemini 50.000 YTL'ye çıkartmıştır.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının Şişli olup, yetkili mahkemenin Şişli olduğunu davacının da Cumhuriyet Savcılığı'nda kimliği belirsiz kişiden şikayetçi olmadığı için davanın derhal reddini gerektiğini, kazaya karışan tarafların hasar oranlarının belirlenmesinin gerektiğini faiz ve yargılama gideri isteminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen kamyonun % 100 kusuru ile sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde yaralandığı, davacının güvence hesabından yararlanmak için gerekli belgelerle başvuruda bulunmasına rağmen davalı tarafından bu talebin karşılanmadığı ve 17.08.2007 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 50.000 YTLnin 17.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve 17.08.2007 temerrüt tarihinin nasıl belirlendiği anlaşılamamış ise de, bu husus davacı aleyhine olup davacı temyizinin bulunmamasına, haksız fiilin işlendiği yer itibarıyla mahkemenin yetkili bulunmasına, güvence hesabının Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri bünyesinde bulunması karşısında davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacının meydana gelen trafik kazası neticesinde uğramış olduğu maluliyet oranının Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre davacının mesleği de gözetilerek Adli Tıp Kurumunca belirlenmesi gerekirken Ceyhan Devlet Hastanesinin bu hususta hangi kıstaslara göre belirlendiği anlaşılmayan raporuyla yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy