(6762 S. K. m. 56, 57, 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesince verilen 12.06.2008 tarih ve 2006/353-2008/344 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-k. davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin gelinlik, nişanlık, abiye imalatı ve toptan satışı ile uğraştığını, davalının da S. Moda Evi adı ile gelinlik, nişanlık ve abiye toptan satışı ile iştigal ettiğini, davacı şirketin dava dışı şirket ile gelinlik ve abiye modelleri ile ilgili katalog çekimi, baskı ve dağıtımı hususunda sözleşme yaptığını, sözleşmeye uygun çekimlerin gerçekleştirilerek katalogun hazırlandığını, bu kataloğun S. Tesettür markası ile basıldığını, müşteri mağazalarına gönderildiğini, davalının S. Moda Evi adı ile bu katalogdaki fotoğraflardan birini kendi işyeri ve adresini de yazdırmak suretiyle iki ayrı tarihte gazetede ilan verdiğini, katoloğun haksız suretle kopyalanarak kullanıldığını, davalının kendilerinin bu modeli dikip imal ettiklerini söylemek suretiyle gerek davacı müşterileri nezdinde gerekse aynı iş kolunda faaliyet gösteren diğer imalatçılar nezdinde bu şekilde girişimlerde bulunduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin menine, haksız rekabet sonucu meydana gelen durumun ortadan kaldırılması için davacıya ait katalogdan alınan fotoğraflarla verilen gazetedeki aldatıcı reklamın düzeltilmesi için eski hale iadesine, haksız rekabet nedeniyle davacının iş kaybı, itibar zedelenmesi ve davalının kendisine maddi menfaat temini suretiyle gördüğü maddi zarar sebebiyle şimdilik 10.000 YTLnin davalıdan temerrüt faizi ile tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözü edilen kataloğun tarafların müşterek çalışması sonucu ortaya çıktığını, davacının davalıdan elde ettiği modelleri sanki kendisininmiş gibi katalogunda yayınlayarak ve kalıplarını çıkararak piyasaya sürüp iş temin ettiğini, müvekkilinin davacı tarafından aldatıldığını, davalıya ait 6 adet baş ve türban örneğinin kataloğa kaydettirildiğini, karşılığında müvekkiline sipariş verileceğinin vaat edildiğini, davalının tamamen kendine özgü modellerinin kendisi tarafından piyasaya sunulduğunu, katalogda bahsedilen bir kısım modellerin orjinallerinin davalı elinde olduğunu, iddialarının haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada ise, asıl davadaki gerekçelerle müvekkilinin aldatıldığını iddia ederek, davacı/karşı davalının haksız fiilinin tespitine ve haksız rekabetin menine, şimdilik 100 YTL maddi tazminatın tahsili ne karar verilmesini istemiştir.
Davacı/karşı davalı vekili, karşı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu kataloğun ilk olarak davacı tarafından dava dışı şirkete yaptırıldığı, davaya konu kataloğun ilk defa davacı tarafından yapılmış olduğuna itiraz edilmediği, buna karşılık kataloğun hazırlık aşamasına davalının da katıldığının kabul edildiği, ilk kataloğun davacı tarafça yaptırıldığı ve müşterilerine dağıtıldığı, davalının yaptırıp müşterilerine dağıttığı ikinci kataloğun ise davacının ilk yapılan kataloğunun kopyası olduğu, davacının izni olmadan davalı tarafından müşterilerine dağıtıldığı, davalının kendisinin yaptırdığı bir modelin 23 Temmuz ve 4 Ağustos 2005 tarihli gazetelerde davalının adı altında ilan verilmek suretiyle kullanıldığı, bu çerçevede davalı/karşı davacının davacı/karşı davalıya karşı haksız rekabette bulunduğunun sabit olduğu, karşı davadaki iddianın kanıtlanamadığı, davalının 6 adet tasarımın ilk olarak kim tarafından tasarlandığı yönündeki iddiasını kesin kanaat oluşturacak delillerle ispatlayamadığı, esasen altı adet tasarımın davalının kendi rızası ile davacıya verilmiş olduğu, bu durum karşısında davacının bu tasarımları kullanmasının haksız rekabet olarak değerlendirmesinin mümkün olamayacağı gerekçesiyle asıl davada davalının haksız rekabetinin tespitine ve men'ine, gazetede yayınlanan davalıya ait reklamın düzeltilmesine ve eski hale iadesine, 9.538,69.YTL maddi tazminatın davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava ve karşı dava haksız rekabetin önlenmesi ve maddi tazminatın tahsili istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık, davacı/karşı davalının kataloğunda bulunan davalı/karşı davacı tarafından haksız olarak çeşitli şekillere kullanıldığı iddia edilen katalogdaki fotoğrafların kime ait olduğu noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, yazılı gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Oysa, davalı/karşı davacı vekili, karşı davasında davacı/karşı davalının davada dayanak yaptığı katalogdaki baş ve türban örneklerinin esasen müvekkiline ait olduğunu, bu modellerin ulusal gazetelerde, TRT. belgesel programında kamuoyuna gösterildiğini iddia etmiş, delil olarak da cd, video kaydı, gazete reklamlarına dayanmış, mahkemece, aralarında davaya konu sektörden uzman bir bilirkişinin bulunmadığı, avukat ve muhasebeci olduğu anlaşılan bilirkişiden alınan rapor benimsenip hükme dayanak yapılmak sureti ile yazılı sonuca varılmış ise de, davalı/karşı davacı vekilinin hükme esas alınan rapora bu yönden esaslı, sonuca etkili ve ciddi itirazları karşılanmamış, mahkemece de anılanın vekilinin itirazları karar yerinde denetime elverişli bir şekilde tartışılıp değerlendirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, içinde sektörden uzman bir bilirkişinin de bulunduğu başka bir bilirkişi kurulundan davacı/karşı davalının itirazlarını da karşılayan denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre, davacı/karşı davalının üstün hakkının tereddütsüz tespiti halinde ilke olarak aynı sonuca varılması, davalı/karşı davacının üstün hakkının olduğunun belirlenmesi halinde ise davacı/karşı davalının ancak katalogdaki fotoğrafların haksız kullanılması nedeni ile yalnızca katalogdaki fotoğrafların çekimi için yapılan harcamaları isteyebileceğinin kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, davacı/karşı davalı maddi tazminat olarak, iş kaybı itibar zedelenmesi ve davalının maddi menfaat sağlaması nedeni ile maddi tazminat isteminde bulunmuş olup, davalı/karşı davacının haksız rekabeti ile davacı/karşı davalının elde etmekten mahrum kaldığı karı isteyebileceğinden hareketle hesaplama yapan bilirkişi raporu hükme esas alınmış ise de, maddi tazminat belirlenmesine ilişkin hesaplama denetime elverişli olmadığı gibi mahkemece davalı/karşı davalının bu yöne ilişen itirazlarının karşılanmaması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı/karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile dava ve karşı davaya ilişkin kararın bu mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy