(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 27.12.2007 tarih ve 2007/193 - 2007/2889 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten olan taşıma ücreti alacağının tahsili amacıyla giriştiği icra takibinin, davalının (3.855,79) YTL'lık kısmi itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra-inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taahhütlerini yerine getirmemesi üzerine bir süre sonra taşıma işinin başka bir şirkete yaptırıldığını, bu nedenle (3.445,98) YTL fazladan taşıma ücreti ödendiğini, müvekkilinin davacıya bir borcunun kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, % 40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, her iki şirketin de kanuni defterlerinde dava konusu faturaların kayıtlı bulunduğu, davalının usulüne uygun bulunmayan ihtarla dava dışı bir şirkete taşıma yaptırmasından doğan zararı davacıdan tahsil etmeye çalışmasının usul ve yasaya uygun olmadığı, davalının temerrüde düşürülmediği, alacağın likit olmadığı ve davacının kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin (3.445,29) YTL asıl alacak üzerinden devamına, icra-inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davanın konusu olan alacak taşıma ücretinden kaynaklanmaktadır. Taşıma ücretinin miktarı ise taraflar arasındaki sözleşmeyle belirlendiğine göre, taraflar borcun miktarını bilmek durumunda olup, alacaklar belirlenebilir diğer bir deyişle likid sayılmalıdır. Bu nedenle mahkemece, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 136,04 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy