(Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (ZMSS) m. B.4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 15.03.2007 tarih ve 2006/1610-2007/471 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ZMS Sigorta poliçesi ile sigortalı olan ve davalının işleten ve sürücüsü olduğu aracın, dava dışı Atilla Bozkurtun aracına çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, davalının çarpma sonrasında olay yerini terk ettiğini, oluşan hasar bedelinin dava dışı Atilla Bozkurta ödendiğini, toplam 2.980,93 YTLnin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının tam kusurlu olduğu, hasar miktarı toplamının 2.511,23 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin anılan meblağ üzerinden devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zorunlu trafik sigortası gereğince, zarar gören 3. kişiye ödeme yapan sigorta şirketinin kendi sigortalısına, kusurlu olduğu ve rizikonun teminat dışında kaldığı gerekçesiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
ZMS Sigorta Poliçesi genel şartlarının 4/a maddesinde, rizikonun, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir eylemi veya ağır kusuru sonucu oluşması halinde sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, genel şartların bu maddesinde tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusurdan söz edilmekte olup, ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir.
Mahkemece, davalının 3. kişiye ait aracın seyir şeridine girdiği, hatalı doğrultu değiştirdiği, bu nedenle de tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, şeride tecavüz ve hatalı doğrultu değiştirmek kasıt veya ağır kusur olarak kabul edilemez. Bu itibarla, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy