(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.11.2007 tarih ve 2001/741-2007/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı - karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.01.2010 gününde davalı karşı davacı Adnan Usta vekili Av. Mesut Adan ile Fer'i Müdahil vekili Av. Deniz Yücel geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı karşı davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının 008407 numaralı saklama kabı adlı çoklu tasarımının yenilik ve ayırdedicilik niteliği taşımadığını ileri sürerek tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili müvekkilinin tasarımının yeni ve ayırdedici nitelik taşıdığını davacının 3 kişiden devraldığı bardak tasarımının yenilik niteliği bulunmadığını savunarak, asıl davanın reddi ile karşı dava olarak davacının tasarımının hükümsüzlüğüne ve tasarıma tecavüzün önlenmesi ile hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, her iki yanın tasarımının da yeni ve ayırdedicilik niteliği taşıdığı, tasarımların fonksiyonel benzerliği dışında benzerliklerinin olmadığı gerekçesiyle her iki davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı/karşı davacı Adnan vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı/karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, karşı davada davacının tasarımının hükümsüzlüğü yanında, tasarımın tescil edildiği hali ile değil de, davalı/karşı davacının tasarımına benzetilerek kullanılmak suretiyle tasarım hakkına tecavüzde bulunulduğu ileri sürülmüştür. Mahkemece karşı davadaki bu değerlendirme yapılmamıştır.
O halde; karşı davada değerlendirilmeyen tasarıma tecavüz iddiası açısından taraf delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı/karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı/karşı davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacı karşı davacıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy