(818 S. K. m. 43)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.11.2007 tarih ve 2006/475 - 2007/697 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ve davalı şirket vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.01.2010 gününde davalılar avukatı Burak Gökkaya gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait gemilerin davalıdan aldığı yakıt bedeline teminat olmak üzere 3 adet toplam 99.255 USD tutarlı çeklerin verildiğini, ancak davalının çekleri süresinden önce ibraz ederek karşılıksız şerhi vurdurup ihtiyati haciz kararı olarak icra takibine giriştiğini ve müvekkiline ait Meryem Ana gemisini 29.03.2001 tarihinde seferden men ettirdiğini, geminin taahhütleri nedeniyle sefere çıkarılması amacıyla davalı şirket vekili diğer davalı ile protokol imzalandığını, müvekkilinin protokole uygun olarak kısmi ödeme yaptığını ve bakiye borç için protokol tarihinden itibaren 20 gün içinde navlun temliki taahhüdünde bulunduğunu, davalı şirketin ise yine protokol gereğince 03.04.2001 tarihinde saat 10.00 itibariyle gemiyi serbest bırakmayı taahhüt ettiği halde taahhüdünü yerine getirmediği gibi, yaptığı tahsilatları da icra dosyasına deklere etmeyerek işlemlere devam ettiğini, geminin ancak teminat yatırılarak İTM kararı ile 05.04.2001 günü 21.30'da sefere çıkabildiğini, bu nedenle geminin yerine getirmesi gereken taşımaya geç başlaması sonucunda navlun alacağından 12.395 USD demuraj tutarı, 36.667 USD ceza, 22.000 USD yükün limanda bekletilmesi nedeniyle liman işgaliye ücreti kesintisine maruz kaldığını, ayrıca davalının çek bedellerinden 9.933 USD fazla tahsilatı bulunduğunu ileri sürerek, bu alacak kalemlerinin libor faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, davalılar elindeki çeklerin aynen iadesi ya da iptallerini istemiştir.
Davalı şirket vekili ve kendisine asaleten, vekil sıfatıyla yaptığı işlemlerden şahsen sorumluluğu bulunmadığını, yapılan icra işlemlerinin hepsinin yasal olduğunu, davacının fazla ödemesi bulunmadığını ve halen kısmi borç için takibin devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı Vecdi'nin diğer davalı şirketin vekili sıfatıyla protokolü imzaladığı, bu nedenle kendisine husumet düşmeyeceği, davalı şirketin protokolün açık hükmüne rağmen gemiyi serbest bırakmaması nedeniyle davacının anılan Meryem Ana gemisinin sefere geç başlaması nedeniyle taşıtanın ödemesi gereken navlun bedelinden toplam 71.062 USD'lik suresterya, liman işgaliye bedeli, liman işçilerinin vardiyasının iptali, kargo ve borge depolama ücreti, ekstra kira ücreti kesintisi yaptığı ve bu miktarda davacı zararı olduğu gibi, çek bedeli toplamı 99.255 USD'nin 97.500'nin ödenmiş olması nedeniyle bu ödeme kadar davacının borcu bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket açısından davanın kısmen kabulüne, 71.062 USD'nin dava tarihinden itibaren yıllık %17,3 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının 97.500 USD borçlu olmadığının tespitine dair verilen kararın davalı şirket vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2004/11972 Esas, 2005/11121 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda bozma ilamı kapsamına göre daha önce verilen kararın davalı Vecdi hakkındaki bölümü ile davalı şirket hakkındaki menfi tespit ve istirdata ilişkin bölümlerinin kesinleştiği, bozma sonrası yapılan yargılamanın münhasıran geminin geç sefere çıkması sonucunda oluşan davacının gerçek zararının tespiti yönünde olduğu, taraflar arasında imzalanan 02.04.2001 tarihli protokolün 3. maddesi uyarınca Meryem Ana isimli geminin davalı tarafından gerekli işlemler yapılarak 03.04.2001 günü saat 10.00'da sefere hazır hale getirilmesi gerekirken davalının bu işlemleri yapmadığı, bu işlemleri yapmakta geciktiği ve geminin 05.04.2001 günü saat 21.30'da sefere hazır hale gelebildiği, gecikme nedeniyle davacının 12.395,83 USD demoraj zararının oluştuğu, kiracı tarafından kira bedelinden 36.667,46 USD indirim yapıldığı, davacının liman işgaliye zararı altında ileri sürdüğü talebini ise kanıtlayamadığı gerekçeleriyle, davalı Vecdi Erdem hakkında bozma öncesi verilen karar kesinleşmiş olmakla bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına yine bozma öncesi verilen menfi tespit ve istirdat talebi konusunda verilen ilk kararın kesinleşmesi nedeniyle bu hususta da yeniden karar verilmesine yer olmadığına, tazminat isteminin kısmen kabulü ile toplam 49.063,29 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek % 4 ve değişen oranlarda faiziyle birlikte davalı şirketten tahsil tarihindeki YTL karşılığının tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı şirket vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davalı vekilinin temyizine gelince: Dava, taraflar arasındaki protokol hükümlerine aykırı olarak davacıya ait Meryem Ana gemisinin seferden men kararının süresinde kaldırılmadığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizin 2004/11972 Esas, 2005/11121 Karar sayılı bozma ilamında açıkça vurgulandığı üzere davalı şirket vekili ile davacı arasında imzalanan 02.04.2001 tarihli protokol ile davalının davacı gemisini belirlenen tarih ve saatte serbest bırakma yükümlülüğü altına girmiş olmasına rağmen bu yükümlülüğünü navlun alacağının temliki şartına bağlı tutarak serbest bırakmaması sonucunda davacının bu yüzden oluşan zararlarından sorumlu bulunduğu tartışmasız ise de, bu durum davacının dava konusu ettiği tazminat kalemlerini ispat etmesi koşuluna bağlı olup, anılan Dairemiz bozma ilamında açıkça ...bilirkişi raporunda sözü edilen ödeme belgeleri ile birlikte 3.şahıs ile imzalanan navlun sözleşmesi, gemi seyir jurnali, 3.şahsın yaptığı kesintilerin dayanağını oluşturan belge asıllarının ve tercümelerinin ibrazı için davacıya süre verilmesi ve ibraz edildiği takdirde aralarında uzak yol kaptanı da bulunan uzman bilirkişi kurulu oluşturularak, gerektiğinde davacının defter ve kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılarak davalının gemiyi gecikmeli olarak serbest bırakması sonucunda oluşan davacının gerçek zararının belirlenmesi gerekirken... denilmek suretiyle bu hususa vurgu yapılmış olmasına göre, davacı tarafından bozma sonrası dosyaya bu belgeler sunulmamış olmasına karşın, bozma öncesi dosyada mevcut olan belgelerle yetinilmek ve emarelerden söz edilmek suretiyle davacı iddiaları kısmen dahi olsa ispatlanmışçasına davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece, davacının tazminat istemi kalemlerinin usulünce kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kamu yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy