(6762 S. K. m. 540)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.02.2008 tarih ve 2007/126 - 2008/35 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak birleşen davanın davalıları vekili ile davalılar yanında katılma talebinde bulunan M. BV vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.09.2008 gününde davalılar Doğa Enerji avukatı B. E. ve davacı avukatı A. A. ile davalı yanında müdahil talebi bulunan M. BV avukatı G. B. gelip, asıl dava davalıları tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl davadaki davalılar gerçek kişilerin davacının A grubu hisse ile iştiraki bulunduğu dava dışı şirketlerin 5 kişilik müdürler kurulu üyesi olduklarını, imza sirküleri gereğince alınacak her türlü kararlarda A grubu hisse sahibi davacının müdürler kurulundaki temsilci müdürün de imzasının bulunması gerektiğini, ancak, davalıların A grubu hissedar temsilcisi müdürün imzası ve katılımı olmaksızın kararlar aldıklarını ve iştirakleri, dolaylı olarak da davacı şirketi zarara soktuklarını ileri sürerek, davalılarca gerçekleştirilen işlemlerin yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptallerine, şirketlere kayyım tayinine, şimdilik 1.000 YTL zararın davalılardan tahsiline, birleşen davada ise davalı şirketlerin ortaklık yapılarının değiştirilmesi ve anılan şirketlerdeki B grubu hisseleri satın almak isteyen dava dışı konsorsiyumun temsilcilerinin müdür olarak seçilmesi ve davacı şirketin temsilci müdürünün yetkisinin kaldırılması yönünde ana sözleşmenin 7.3.a maddesi ve önalım hakkının tanınması yönündeki 6.2 maddesine, ayrıca müdürler kurulunun karar nisabı ile ilgili TTK'nın 540'ıncı maddesine aykırı olarak 04.10.2004 ve 26.11.2004 tarihli kararlar alındığını ileri sürerek, anılan kararların yoklukla sakat olduklarının tespiti ve iptallerine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında asıl davadaki kayyım tayini ve tazminat taleplerini atiye terk etmiştir.
Birleşen davanın davalıları vekili, müdürler kurulu kararlarının TTK ve ana sözleşmelerine uygun olarak alındığını, tüm müdürlerin toplantıya katıldıklarını, davacı şirketi temsil eden müdürün itiraz etmiş olmasının ve alınan kararlara katılmıyor olmasının iptal nedeni oluşturmayacağını, zira kararlarda imzalanması öngörülen anlaşmalardan hiç birisinin ana-sözleşmenin 7.3.a maddesinde sözü geçen türden bir anlaşma olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
M. BV vekili, müvekkilinin davalı şirketlerin davacı yanında B grubu hissedarı olduğunu, eldeki davada verilecek kararın müvekkilini de etkileyeceğinden katılma konusunda hukuki yararları bulunduğunu ileri sürerek, katılma istemiyle birlikte davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 04.10.2004 tarihli müdürler kurulu kararı ile davalı D. Enerji Üretim Ltd. Şti.nin ortağı M. BV'nin ana hissedarı olan M. İnt. BV'deki E. M. Energy'nin hisselerinin I. E.'ye satılması yönündeki taslak metninin değerlendirilmesi ve 26.03.1997 tarihli kredi sözleşmesinde değişiklik yapılmasının onaylanmasına, 26.11.1997 tarihli müdürler kurulu kararı ile de sigorta ve reasürans temlik senetlerinin uygunluğunun kabulü ile kredi sözleşmesindeki değişiklik şartlarının yerine getirilmesi, bu işlemlerin yapılması için herhangi iki müdürün yetkilendirilmesi, müdürler kurulu üyeliğinden istifa eden iki üye yerine yeni iki müdür seçimi için ortaklar kurulunun toplantıya çağrılması kararının alındığı, alınan kararlarda davacı şirketi temsil eden G.Ç.'nın imzasının bulunmadığı, ayrıca 26.11.2004 tarihli karardan önce istifa eden iki müdürün imza koyduğu, şirket ana sözleşmesinin 7/2'nci maddesinde müdürler kurulunun A gurubu hissedarı temsil eden müdür ve B gurubunu temsil eden iki müdür olmak üzere 3 müdür ile toplanabileceği, buna rağmen her iki kararda da davacı A grubu pay sahibini temsil eden müdürün katılımının olmadığı, 26.11.2004 tarihli kararın da istifa eden iki müdür dışındaki iki müdür imzasını taşıma nedeniyle toplantı ve karar nisabı sağlanmadan alındığı, alınan kararların ana sözleşmenin 7.3 maddesinde belirtilen iki gurubun müdürü tarafından onaylanması gerekli sözleşme değişikliği niteliğinde olduğu, bu nedenle ana sözleşme hükümlerine aykırı olarak toplantı ve karar nisabı sağlanmadan alınan kararların yoklukla malul ve iptali gereken kararlar olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, birleşen davanın davalıları vekili ile davalılar yanında katılma talebinde bulunan M. BV vekili temyiz etmiştir.
Dava, birleşen davanın davalıları olan şirketlerin müdürler kurulu kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davaya müdahil olmak isteyen M. BV, davalı şirketlerde % 80 oranında pay sahibi olup, müdürler kurulu kararının alınmasına pay sahibi sıfatıyla katılmış olmaktan dolayı iptal davasına katılmakta hukuki yararı bulunmaktadır.
O halde müdahale talebinin, mahkemece reddedilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle birleşen davanın davalıları vekilinin süresinde vaki temyiz istemi ile birlikte müdahil vekilinin de kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunduğundan esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davanın davalıları vekili ile fer'i müdahil vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle birleşen davanın davalıları vekili ile fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir olunan 550,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, temyiz ilam ve temyiz başvuru harcı peşin alındığından temyiz edenlerden başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 16.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy