(3167 S. K. m. 10) (818 S. K. m. 73) (1086 S. K. m. 10, 17) (YHGK. 13.04.2011 T. 2010/11-741 E. 2011/145 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.02.2008 tarih ve 2006/431-2008/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı firma tarafından keşide edilen ve davalının Tavşanlı Şubesine ait 23 adet çekin süresinde ödenmesi için Kütahya Şubesine ibraz edildiğini, talep edilmesine rağmen 3167 sayılı Yasa'nın 10 ncu maddesi hükmü uyarınca davalının sorumlu olduğu miktarın ödenmediğini, yasal sorumluluğunu yerine getirmediğini ileri sürerek, her bir çek için 370.00 YTL olmak üzere toplam 8.510.00 YTL'nin ibraz tarihlerinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın Tavşanlı Şubesine karşı açılması gerektiğini, bu yer mahkemesinin yetkili olduğunu, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, ibraz süresinde bir talep bulunmadığını, davacının feragat etmiş sayılacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 3167 sayılı Yasa'nın 10 ncu maddesi uyarınca karşılıksız kalan çekler için bankanın sorumlu olduğu miktarın tahsiline yönelik olduğu, gayri nakdi kredi sözleşmesi uyarınca hamil ile muhatap arasındaki bu davada BK.nun 73 ve HUMK. nun 10 ncu maddeleri uyarınca davacının ikametgahı yer mahkemesinin de yetkili bulunduğu, yetki itirazının yersiz olduğu, çeklerin süresinde ibraz edilerek karşılıksız kaşesi vurulduğu, çeklerin keşidecisinin iflasın ertelenmesi talebi ile dava açtığı, verilen tedbir kararı ile keşide ettiği tüm çeklerle ilgili hiçbir işlem yapılmaması yönünde tedbir kararı verildiği, ancak tedbir kararının ibrazlardan sonraki bir saatte davalıya ulaştığı, kaldı ki böyle bir kararın verilemeyeceği, tedbir kararı olsa bile karşılıksız kalan çeklerden dolayı yasal sorumluluğunu yerine getirmesinin zorunlu olduğu, ibraz anında istenmemiş olmasının feragat veya sonradan istenmeyeceği sonucunu doğurmayacağı, davacının alacaklı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 8.510.00 YTL'nin ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, karşılıksız çıkan çeklerden dolayı davalı Bankanın 3167 sayılı Yasanın 10 ncu maddesi uyarınca sorumlu olduğu bedellerin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, ibraz edilen çeklerin keşide edildiği hesabın Tavşanlı Şubesi'nde açıldığını belirterek süresinde yetki ilk itirazında bulunmuş, yetkili mahkemenin Tavşanlı Mahkemeleri olduğunu savunmuş, yazılı gerekçe ile yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
3167 sayılı Çek Yasası'na göre, muhatap bankanın her çek yaprağı için belli miktarda yasal garantisi mevcuttur. Anılan Yasa'nın 10 ncu maddesinde düzenlenen bu garanti, mahkemenin kabulünün aksine, muhatap banka ile hamil arasında değil madde gerekçesinde sorumluluğun temeli çek defteri verilmesi sırasında bir nakit ödemesi söz konusu olmadığından banka ile keşideci arasında gayri nakdi kredi sözleşmesi olarak açıklanmıştır. Bu nedenle, çek hesabı açan bankanın çek defteri vermeden, yasal sorumluluğuna tekabül edecek meblağ kadar istediği teminatı talep edebileceği de kuşkusuzdur.
Öte yandan, 3167 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesinde bankaların çek hesabı açarken araştıracağı hususlar açıklanmış, gerekli dikkat ve özeni göstermeleri hüküm altına alınmıştır. Koşulları oluştuğunda bu yükümlülüklerin ihlali halinde de meydana gelen zarardan sorumlulukları söz konusu olacaktır.
Somut olayda davacının davalının Tavşanlı Şubesi nezdinde açılan ve dava dışı Ö. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. hesabından keşide edilen 23 adet çekin hamili olduğu, çeklerin süresinde aynı bankanın Kütahya Şubesi'ne ibraz edildikleri, karşılıksız kaşelerinin vurulduğu hususları çekişmesizdir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözülmesi için öncelikle yetkili mahkemenin hangi yer mahkemesi olduğunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Çek, ödenmesi istemiyle muhatap bankanın hesabın bulunduğu şubesine veya herhangi diğer bir şubesine ibraz edilebilir. Ancak, muhatap bankanın hesap açılan şubesi dışındaki şubelerin ibraz bakımından yetkisi, 3167 sayılı Yasa'nın 10 ncu maddesindeki sorumluluğu yerine getirmeyi kapsamamaktadır. Çek hesabının açıldığı şube, davalının Tavşanlı Şubesidir. Anılan şube, çek hesabı açarken ve karneleri teslim ederken başka bir ifadeyle davalı adına işlem yaparken yasanın aradığı dikkat ve Özeni göstermek zorundadır. Bu durum karşısında, davalının Kütahya Şubesinin çeklerin ibrazı dışında bir işlemin olmadığı, davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, HUMK. nun 17 nci maddesi uyarınca davalının yetki itirazında gösterdiği yer mahkemesinin yetkili bulunduğu, bu itirazın süresinde ve yerinde olduğu dikkate alınarak yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2009 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, karşılıksız çıkan çeklerden dolayı davalı Banka'nın yasa gereği ödemek zorunda olduğu bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığa konu çeklerin davalı Banka'nın Tavşanlı Şubesi'ne açılan hesaptan keşide edildikleri, ödenmek için Kütahya Şubesi'ne ibraz edildikleri ve karşılıksız kaşesinin anılan şubece vurulduğu hususları çekişmesizdir. Çeklerdeki muhatap Banka davalıdır. Çekler hesabın açıldığı şube tarafından ödenebileceği gibi, sürelerinde ibrazları halinde karşılıkları sorulmak suretiyle muhatap Banka'nın başka şubelerince de ödenebilir.
Çekin muhatap Banka'nın herhangi bir şubesine ibrazı, çek bedeli dışında aynı zamanda koşulları oluştuğu takdirde 3167 sayılı Yasa'nın 10. maddesi uyarınca ödenmesi zorunlu tutarı da kapsamaktadır. Başka bir anlatımla, ibraz şubesi karşılıksız kaşesi vurduğu çek yaprağının yasal olarak ödenmesi gerektiği karşılığını ödemek zorundadır. Anılan düzenlemedeki garantinin temeli, Banka ile keşideci arasındaki gayri nakdi kredi sözleşmesine dayanmaktadır.
Somut olayda çekler muhatap davalının Kütahya Şubesi'ne ibraz edilmiştir. Anılan şube karşılıksız kaşesini vurduktan sonra, yasal sorumluluğu kendiliğinden davacıya ödemek durumundadır. Ödeme yapmayan, başka bir ifade ile çeklerin karşılıksız kaldığı işlemini yapan davalının Kütahya Şubesi'dir. O halde, HUMK.nun 17. maddesi uyarınca bu şubenin bulunduğu Kütahya Mahkemesi davada yetkilidir. Her ne kadar mahkemenin yetki itirazının reddine ilişkin gerekçesi yerinde değil ise de açıklanan gerekçe ile yetkili olduğu dikkate alındığında uyuşmazlığa konu çeklerin ödenmemesi yönünde bir talimat olmadığı, usulüne uygun karşılıksız kaşelerinin vurulduğu, davalının yasal yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy