(6762 S. K. m. 8) (1086 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.09.2006 tarih ve 2005/532 - 2006/449 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G.G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka tarafından kullandırılan kredinin davalılar tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 10.050,00.-TL alacağın faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı tarafça dayanılan müşterek ve müteselsil borç senedi ile diğer banka belgelerinde belirtilen asıl alacak miktarının 1.940,00.-TL olduğu, ancak dava dilekçesinde dava tarihine kadar işlemiş olan faiz ve giderlerin asıl alacağa eklenmek sureti ile dava değerinin 10.050,00.-TL olarak gösterildiği, dava tarihindeki asıl alacak miktarı dikkate alındığında davaya bakmanın Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevine girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın istem halinde görevli Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi borcunun tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece görevsizlik kararı verilmiştir.
Ancak, TTK.'nun 8/3. ve taraflar arasında imzalanan müşterek ve müteselsil borç senedinin 1. ve 2. maddelerine göre davaya konu kredi borcu, yazıldığı tarihten itibaren yıl sonuna ve ayrıca yıl başından vade tarihine kadar geçen yıllar için belirtilen faiz oranlarından hesap ve kapitalize edilerek, faizi ile birlikte kooperatife veya senedin temliki halinde temlik alan Ziraat Bankası'na ödenecektir.
Bu açıklamalara göre, mahkemece davaya konu alacağın faiz alacağı olduğu varsayılan kısmının dahi, HUMK.'nun 1/1. maddesinde belirtilen ve görevde dikkate alınamayacak olan temerrüt faizi olmayıp, yasa ve sözleşme hükümlerine göre öngörülen dönemlerin sonunda ana paraya dönüşmüş bir alacak olduğunun kabulü gerekir.
O halde mahkemece, davaya konu 10.050.-TL alacağın tamamının asıl alacak olduğunun ve buna göre davaya bakmanın kendi görevine girdiğinin kabulüyle işin esasının incelenmesine girişilmesi gerekirken, somut olaya uymayan yazılı gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 14.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy