(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 791, 1301) (Uluslar Arası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşme (Varşova Konvansiyonu) m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27/12/2007 tarih ve 2006/213-2007/896 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G.G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından sigorta teminatı altına alınan emtianın davalı tarafından havayolu ile yapılan taşıması sonrasında alıcısına eksik olarak teslim edildiğini, zarar miktarının sigortalıya ödendiğini, davalı hakkında başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sorumluluğunun Varşova Sözleşmesine göre değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının sigortalısının asıl taşıma ilişkisinde alıcı konumunda olup, taşıyıcının dava dışı D.... şirketi olduğu, alt taşıma ilişkisinde ise taşıyıcının davalı olduğu, davalının alt taşıma ilişkisinin taraflarına karşı sorumlu olduğu, bu taşıma ilişkisinde yer almayan davacının sigortalısı ve dolayısıyla davacı yönünden davalının pasif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nun 1301'inci maddesine istinaden açılmış bulunan rücuan alacak davasıdır.
Davacının sigortalısı bulunan I........Inc. tarafından İstanbul'dan New York'a ihraç olunan emtianın asıl taşıyıcısının dava dışı D.............olduğu, ancak bu firmanın taşımayı davalıya alt taşıyıcı olarak yaptırdığı ve emtianın bu davalının sorumluluğunda kaybolduğu ve bu nedenle davacının sigortalısına ödeme yaptığı hususları yanlar arasında çekişmesizdir.
Uyuşmazlık, davacının davalı alt taşıyıcı durumunda bulunan A.......... Hava Yolları'na husumet yöneltip yöneltemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere asıl taşıyıcının düzenlediği hava yük senedinde alıcı olarak gösterilen sigortalı, alt taşıyıcı olan davalının düzenlediği hava yük senedinde yer almamış, burada gönderilen olarak asıl taşıyıcı yer almıştır. Her ne kadar davacının sigortalısı ile davalı arasında bir taşıma sözleşmesi mevcut değil ve davalının düzenlediği hava yük senedinde sigortalı gönderilen ve alıcı olarak gösterilmemiş ise de, taşıma senedi ekindeki belgelerden (fatura vb) alıcı durumunda olduğu anlaşılan sigortalının sorumluluk bakımından fiili taşıyıcıya karşı talepte bulunabileceğinin kabulü gerekir. Dairemizin yerleşik uygulamaları bu yönde olduğu gibi doktrinde de gönderilenin, fiili taşıyıcıya üçüncü kişi lehine sözleşme ve TTK'nun 791'inci maddesi hükmünden faydalanmak suretiyle talepte bulunabileceği (Prof. Dr. H. Ülgen, Hava Taşıma Sözleşmesi, Ankara, 1987, sh. 65 vd.) kabul edilmektedir.
Öte yandan, bir an için böyle bir yolun kapalı olduğu farzedilse bile bu kez de kusurlu olduğunu kanıtlamak koşuluyla sigortalı alıcının taşımayı fiilen gerçekleştiren alt taşıyıcı davalıya haksız fiil hükümlerine istinaden husumet yöneltebileceği (taşıyıcının sınırlı sorumluluk ilkesinden faydalanması kaydıyla) tabiidir.
Mahkemece anılan hususlar nazara alınmadan, davanın husumet bakımından reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy