(818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.12.2007 tarih ve 2006/1212-2007/1411 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının taraflar arasındaki kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ödemediğini, bunun üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, (2.036,83) YTL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Egebank A.Ş. İncirli Şubesi'ne iki adet kredi başvurusu yaptığını, bunlardan bir tanesine ait kredi kartını teslim alıp az miktardaki harcamalardan kaynaklanan borcunu ödediğini, diğer kredi kartını ise hiç teslim almadığını, Egebank A.Ş'nin daha sonradan TMSF'na, oradan da davacı bankaya devredildiğini ve bu arada her nasılsa müvekkiline teslim edildiği iddia edilen ikinci kartla harcamalar yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının kullandığı iddia edilen kredi kartının davalı işyerinde çalışan Murtaza Y.Onur isimli kişiye teslim edildiği, davalıya teslim edilmeyen kredi kartından yapılan harcamaların davalıdan tahsili için bu harcamaların davalı tarafından yapıldığının ispatının gerektiği, davacının ise kredi kartının davalıya teslim edildiğini veya bu harcamaların davalı tarafından yapıldığını ispatlayamadığı, davacının yemin teklif etme hakkını da kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak davacı banka tarafından davalı adına iki adet kredi kartı üretildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu kartlardan işbu davanın konusu olmayan bir tanesinin davalıya teslim edildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. İşbu davanın konusu olan kredi kartının ise davalıya teslim edilmediği savunulmuş, mahkemece de anılan kredi kartının davalıya teslim edildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı İstanbul 3. İcra Tetkik Mercii'nde açılan 2002/845 E. 2003/260 K. sayılı dava dosyasına davalı vekilince sunulan 30.07.2002 tarihli cevap dilekçesinde, davalıya iki adet kredi kartının teslim edildiğinin kabul edildiği savunulmuş, mahkemece davacı vekilinin bu savunması hiç değerlendirilmemiştir. Gerçekten de anılan cevap dilekçesinde davalı vekilince açıkça müvekkili tarafından davacı bankanın İncirli Şubesi'nden iki adet kredi kartı alındığı, bu kartlardan birisinin hiç kullanılmadığı, diğeri ile de cüz'i miktarda alışveriş yapılıp bedelinin ödendiği bildirilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı vekilinin 30.07.2002 tarihli cevap dilekçesindeki beyanları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus hiç değerlendirilmeden eksik inceleme ve icapsız yemine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy