(818 S. K. m. 41, 43, 47, 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 4. Ticaret Mahkemesince verilen 20.03.2008 tarih ve 2007/317-2008/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 21.12.2005 tarihinde düzenlenen Sağlık Sigorta poliçesi ile davalı Sigorta şirketine sigortalı olduğunu, bir yılık sürenin sonunda poliçenin yenilendiğini, 23.02.2007 tarihinde düzenlenen zeyilname ile verilmiş olan sigorta teminatının daraltılarak yatarak tedaviye döndürüldüğünü, davacının 24.02.2007 tarihinde kasık fıtığı ameliyatı olmak üzere hastaneden gün aldığını, ancak, davalı sigorta şirketinin buna provizyon vermediğini, sonrasında da fesih hakkını kullandığını, davalı feshinin usulüne uygun olmadığını, davalının ameliyat giderini ödemesi gerektiğini, davacının daha önce geçirmiş olduğu ameliyatları saklamasının mümkün bulunmadığını ve daha önce geçirmiş olduğu ameliyatların dava konusu ameliyatla hiçbir ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, ameliyat gideri olan 9.292,08 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminat ile 690,00 TL bakiye dönemin prim bedeli ile başka sigorta şirketine yaptırılmak zorunda kalınan sağlık sigortası sözleşmesinin pirimi olan 784,18 TL toplamı olan 15.766,16 TL'nın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kasık fıtığı tanısı ile 24.02.2007 tarihinde Kadıköy Acıbadem Hastanesine başvurması üzerine hastane tarafından müvekkilinden istenen provizyon üzerine davacının hasta kayıtlarında 07.11.2000 tarihinde kasık fıtığı tanısı konulduğunu, bu nedenle de sigorta sözleşmesinden cayma hakkını 28.02.2007 tarihinde kullandıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının Sağlık Bildirim Formunda hastalığının olup olmamasına dair sorulara hayır yanıtı verdiği, kasık fıtığı ameliyatı teşhisi üzerine 28.02.2007 tarihinde davalı sigorta şirketinin sözleşmeden caydığı, ancak davacının sigorta teminatı devam ettiği sırada 20.04.2006 tarihinde kasık fıtığı teşhisi konulduğu ve 08.03.2007 tarihli ameliyat sonrasında davacının 9.292,08 TL ödeme yaptığı, davacının sigorta poliçesinin iptal edilmesi nedeniyle dava dışı B. Sigorta A.Ş.'ne 19.03.2007-19.03.2008 tarihlerini kapsayan 784,18 TL prim bedelli yeni bir sigorta sözleşmesi yaptığı, davalının sigorta sözleşmesinden cayma iradesinin kanuna ve sigorta poliçesi genel şartlarına uygun olmadığı, davalıya ait sigorta poliçesinin yürürlükte olduğu ve davacıya iade edilmesi gereken bir prim tutarının bulunmadığı, Sağlık Poliçesi yürürlükte iken davacının başka bir sigorta şirketinden ikinci bir poliçe düzenletmiş bulunmasından ve bununda priminden davalının sorumlu olamayacağı, sigorta poliçesinin düzenlenmesinden önce bulunan muhtelif hastalıklar ile yapılan operasyonların dava konusu kasık fıtığı ile bir illiyet bağının bulunmadığı, davacının bildirim yükümlülüğüne aykırı davranışının bulunmadığı, davalının kafeterya gideri düşüldükten sonra 9.285,14 TL tedavi giderinden sorumlu olduğu, davalı tarafından düzenlenmiş olan sağlık poliçesi yürürlükte olduğundan davacının başka bir sigorta şirketinden ikinci bir poliçe düzenletmiş bulunmasından ve bunun için ödenen primden davalının sorumlu olmayacağı, davalının haksız davranışından dolayı davacının kişilik haklarının ihlal edildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.285,14 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 426,13 TL temyiz ilam harcının ise temyiz eden davalıdan alınmasına, 28.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy