(6762 S. K. m. 600)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.03.2008 tarih ve 2007/303 - 2008/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği- anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin müşterisi olan davalı tarafından muhatabını ve keşidecisi yabancı olan 7.410 GBP bedelli çekin tahsil için müvekkiline verildiğini, çek bedelinin 20.04.2007 tarihinde davalı hesabına kaydedildiğini, davalının da 26.04.2007 ve 01.05.2007 tarihlerinde bu bedeli tahsil ettiğini, ancak muhatap bankanın ödemenin durdurulması talimatı vererek, çek bedeli ve masrafın müvekkili hesabına borç kaydedildiğini bildirdiğini, davalıya yapılan ödeme nedeniyle müvekkili bankanın zararının olduğunu, davalının çek bedeli kadar sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 7.420 GBP'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, çek bedelinin müvekkili hesabına aktarılması üzerine müvekkilinin parayı çektiğini, kusurun davacı bankada bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yetkili hamil olmadığının veya çekin sahte veya tahrif edilmiş olduğunun veya davalının kötüniyetli olduğunun davacı tarafından iddia ve ispat edilmediği, iyiniyetli hamile ödenen çek bedelinden dolayı sorumluluğun muhatap banka ve keşidecide olduğu gerekçesiyle, husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı bankaya tahsil için verilen yabancı banka çeki karşılığı davalıya yapılan ödemenin istirdadına ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı vekili, İngilterede mukim dava dışı şirket tarafından keşide edilen ve davalının lehtarı olduğu 15.04.2007 keşide tarihli çekin tahsil için 09.04.2007 tarihinde müvekkiline verildiğini, 20.04.2007 tarihinde çek bedelin davalının hesabına kaydedildiğini ve daha sonra davalı tarafından bu paranın çekildiğini, ancak 04.05.2007 tarihinde muhatap yabancı banka tarafından çekle ilgili ödemenin durdurulması talimatı ile birlikte çek bedeli ve masrafın müvekkiline borç olarak kaydedildiğini bildirildiğini, davalıya ödenen çek bedelinin müvekkili banka kaynağından karşılandığını, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürmüştür.
Davaya konu çekin davacıya tahsil için verildiği konusunda uyuşmazlık söz konusu değildir. Tahsil cirosu, ciro edilene alacağı tahsil yetkisi vermek amacıyla yapılan ciro olup, cirantanın amacı, çekten doğan bütün hakları devir etmek değil, ciro edilene sadece, kendi namına çek bedelini kabzetmek yetkisini vermektir. Ciro edilen, bedelin tahsili konusunda cirantanın vekil hamilidir. Çeki tahsil cirosu ile alan hamil (davacı banka), tahsile yönelik çekten doğan bütün hakları kullanabilir (TK.600/1,c.2.).
Somut olayda mahkemece, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, bu karar yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Zira davacı vekilinin iddialarının ileri sürülüş biçimine göre, uyuşmazlığın çözümü için kambiyo mevzua-tından anlayan bir bilirkişi veya heyetinden, davacı tarafından davalıya ödeme yapılmadan evvel muhatap yabancı bankadan provizyon alınıp alınmadığı, ödemenin neye göre yapıldığı, yabancı bankanın davacıya çek bedelini ödeyip ödemediği, yabancı banka tarafından çek bedeli ve masrafın davacının hesabına borç kaydının ne anlama geldiği, ödemenin durdurulmasının nedeninin ne olduğu hususlarının açıklığa kavuşturularak, buna ilişkin rapor alınmak suretiyle, oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy