(5684 S. K. m. 4, 11)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.04.2008 tarih ve 2006/743-2008/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin arsası üzerine yapılacak fabrika inşaatının davalı nezdinde İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, toprak kayması sonucu inşaatta hasar meydana geldiğini, hasar gözlem raporu ve hasar tespit raporu düzenleyip, davalıya sunmalarına rağmen davalının kusurlu plandan doğan zararın teminat dışı kaldığını bildirerek ödeme yapmadığını, oysa proje ve planları ilgili resmi mercilerin onaylaması üzerine inşaata başladıklarını, bunlara aykırı bir uygulama yapılmadığını, zararın heyelandan kaynaklandığını, zarar kalemlerinin toplamını 442.123.00 YTL olarak belirlediklerini ileri sürerek, şimdilik 20,000.00 YTL, ıslah dilekçesi ile 23.000.00 YTL daha tazminatın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçe genel şartlarının 3/d maddesi uyarınca rizikonun teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, inşaatla ilgili zemin geometrik raporu ile fore kazıklı geçici iksa perdesi planların bulunmadığı, bu nedenle hatalı plan ya da planın hatalı uygulanmasından söz edilemeyeceği, toprak kaymasından zararın doğduğu, davalının teminat dışı halin varlığını kanıtlayamadığı, inşaatın mevcut genel projesine göre davalının poliçe yapmayı uygun bulduğu, iksa duvarı için bir projenin bulunmadığını davalının sözleşme yaparken bilmekte olduğu, ekspertiz raporunda ve davalının dayandığı teknik raporda, projenin hatalı olmasından zararın doğduğu tespitinin tahmine ve kanaate dayalı olarak yapıldığı ve zemin yapısının heyelana müsait olduğuna da dikkat çekildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, inşaat sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas bilirkişi kurulu raporunda, inşaat ile ilgili dosyada olmayan bazı proje ve planlardan söz edilmiş olup, davalı vekili rapora itirazında, davacı yandan inşaat ile ilgili raporda dosyada olmadığı bildirilen tüm bilgi ve belgelerin istenmesi gerektiği bildirilmiştir. Bunun üzerine alınan ek raporda, zararın heyelandan oluştuğu sonucuna ilk rapora atıf yapılarak varılmış ise de, ilk raporda belirtilen eksik bilgi ve belgelerden söz edilmemiş, herhangi bir tartışma yapılmamıştır. Çekişme, fore kazıklı geçici iksa perdesi planı doğru şekilde ve standartlara uygun olarak yapılıp, uygulansa idi heyelanın önüne geçilip geçilmeyeceği, diğer anlatımla bu planın kusuru ya da kusurlu uygulanması nedeniyle heyelana engel olunamaması sonucu mu zararın doğduğu noktasında toplanmıştır. Davalı yanın dayandığı genel şartların teminat dışı hal ile ilgili hükmünün somut olayda koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği asıl raporda bildirilen eksik bilgi ve belgelerin davacıdan ya da ilgili kurumlardan temini sonrasında, hükmü izlemeye elverişli bir ek rapor daha alınmasına bağlıdır. Davalı vekili, ek rapora teminat dışı halin gerçekleştiğine ilişkin teknik incelemeye dayalı rapora da dayanmak suretiyle itiraz etmiş ise de, mahkemece asıl rapor ve ek raporda zararın sadece nedenine ilişkin soyut saptama ve davalının teminat dışı hali kanıtlaması gerektiğine ilişkin görüş yeterli görülmüş olup, yazılı şekilde hüküm tesisi eksik incelemeye dayalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy