(6762 S. K. m. 315, 334, 335, 374) (657 S. K. m. 28)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.06.2009 tarih ve 2008/578-2009/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin ortağı olduğu davalı şirketin 30.05.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan, TTK nun 315. maddesine göre seçilen yönetim kurulu üyesinin onaylanması, yönetim ve denetim kurulu raporlarının oylanması, Temmuz 2007 döneminden sonra görev yapan yönetim kurulunun ibrası, yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve başkana ücret ödenmesi, 2007 yılının karının dağıtılmaması ve yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 334 ve 335 inci maddeleri uyarınca işlem yapabilmek üzere izin verilmesine kararlarına muhalif kaldıklarını ileri sürerek, anılan genel kurulun 3, 4, 6, 7, 9, 10. maddeleriyle alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alınan kararların iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iptali istenen genel kurulun 3, 4, 6, 7 ve 10. maddelerinin iptal koşullarının bulunmadığı, oylamaya katılmayan yada katılmaması gereken ortakların oy oranları, oy yoksunluğu haline göre yeniden hesaplandığında dahi alınan kararların geçerli olduğu, ancak genel kurul kararının 9/b maddesi ile alınan karın dağıtılmamasına ilişkin kararın anonim şirketin amacına ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, genel kurul toplantısının 9. maddesi ile alınan karın dağıtılmaması kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, tarafların vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekili ile davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, genel kurulun 3. ve 7. maddelerinin iptaline ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş ise de 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun emredici mahiyette bulunan 28. maddesi gereğince devlet memurunun anonim şirket yönetim kurulu üyeliğine seçilmesi mümkün değildir. TTK'nun 315. maddesinde, dönem içinde boşalan yönetim kurulu üyesinin yerine yönetim kurulunca kanuni şartları taşıyan bir kişinin geçici olarak seçilerek ilk toplanacak genel kurulun onayına sunulacağı ve seçilen kişinin bu toplantıya kadar görevini yapacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, TTK.nun 315. maddesi gereğince yönetim kurulu üyeliğine getirilen ve genel kurulda yeniden yönetim kurulu üyesi seçilen D.C.P.'in, genel kurul tarihi ve yönetim kurulu üyeliğine atandığı tarihte devlet memuru olup olmadığı üzerinde durularak genel kurulun iptali istenen 3. ve 7. maddelerinin bu çerçevede değerlendirip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile bu maddelere yönelik iptal isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Diğer yandan, genel kurulun 10. maddesi ile yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 334 ve 335. maddelerinde sayılan işlemler için yetki verilmiştir. Yönetim kurulu üyelerine anılan maddelerdeki yetkinin verilmesine ilişkin karar, ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan TTK.nun 374/1. maddedeki oy yoksunluğu halinin uygulanması gerekir. Bu durumda, yönetim kurulu başkanı N. M. P. izin verilmesi oylamasında, üyenin kendisi, annesi ve eşinin oy kullandığı, oy yoksunluğu haline göre yapılan hesaplamada N. M. P.'e yetki verilmesi işleminin reddine karar verildiği, yetki verilmesine ilişkin kararın gerekli çoğunlukla alınmadığı gözetilerek, N. M. P. yönünden genel kurul kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, bu yönetici yönünden dahi davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4- Davalı temyizine gelince, davanın kısmen kabulü, kısmen reddine karar verildiğine göre, yargılama gideri ve vekalet ücretinin buna göre belirlenmesi gerekirken davalının tüm yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve kısmen reddedilen kısım üzerinden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına; BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy