(818 S. K. m. 99) (6762 S. K. m. 734)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 7.5.2009 tarih ve 2007/749-2009/112 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sultan Gümüş Başaran tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin tahsil amacıyla davalı bankaya verdiği 20.3.2007 keşide tarihli, 4.500 GBP (İngiliz Sterlini) bedelli çekin tahsil amacıyla muhabir Royal Bank Of Scotland Birmingham'a gönderilmesine rağmen çek aslının muhabir bankadan geri gelmediğinin bildirdiğini, davalı bankanın çek bedelini tahsil etmesi halinde bedeli, tahsil edememesi halinde çeki müvekkile vermesi gerektiğini, çeki iade etmezse bedelini tazmin etmek zorunda olduğunu ileri sürerek, 10.773TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, çekin karşılığı olmadığı için çekin gönderildiği muhabir banka tarafından karşılıksız kaşesi vurulduğunu, davanın karşılıksız kaşesi vuran yabancı bankaya karşı açılması gerektiğini, davacının imzaladığı taahhütname ile karşılığı bulunmayan çeklerden dolayı müvekkilinin sorumlu tutulmayacağı savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davaya konu çekin karşılığının bulunmaması sebebiyle muhabir banka tarafından karşılıksız kaşesi vurulduğu, çek aslı yurt dışındaki muhabir bankadan dönmediği için davacıya iade edilemediği, taraflar arasındaki taahhütnameye göre, çeklerin muhabir banka nezdinde kaybolmasından veya karşılıksız çıkmasından dolayı davalı bankanın sorumluluğu bulunmadığının düzenlendiği, taahhütnamede tarih yazılı değilse de taahhütnamedeki imzanın davacı tarafça inkar edilmediği, taahhütnamenin davacı tarafça fesh edildiğine veya geçersiz olduğuna dair iddia bulunmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle taahhütnamenin olaydan önce verilmiş olduğunun kabulü gerektiği, bu taahhüdün davacı için bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tahsil amacıyla davalı bankaya ibraz edilen çekin yurt dışındaki muhatap bankaya gönderildikten sonra çek bedelinin ödenmemesi ve çekin iade edilmemesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Türkiye'de bankalar Hükümetçe imtiyaz suretiyle verilen iş yapan müesseselerdir. Bankalar B.K.'nun 99/2. maddesine tabi kuruluşlardır. Uygulamada bankalar tahsile alınan, çeklerin kaybı halinde hiçbir surette sorumlu tutulmayacakları taahhütnameleri, çeki tahsile veren çek hamillerine imzalatmaktadırlar. Ancak bu taahhütnameler, B.K.'nun 99/2 maddesine göre geçerli değildirler. Örneğin çekin bankanın bir şubesinde kaybı halinde, bankanın sorumluluktan kurtulması mümkün değildir. Bu itibarla mahkemenin davacı ile davalı arasında imzalanan taahhütnameye göre, çeklerin muhabir banka nezdinde kaybolmasından veya karşılıksız çıkmasından dolayı davalı bankanın sorumluluğu bulunmadığının düzenlendiği, taahhütnamede tarih yazılı değilse de taahhütnamedeki imzanın davacı tarafça inkar edilmediği, taahhütnamenin davacı tarafça fesh edildiğine veya geçersiz olduğuna dair iddia bulunmadığı, bu taahhüdün davacı için bağlayıcı olduğu' gerekçesi yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, davacının davaya konu çeki davalı bankaya 20.3.2007 tarihli çek tevdi bordrosu ile tahsil için teslim ettiği ve davalı bankanın da bu çeki yurtdışındaki bankaya gönderdiği davalı bankanın da kabulündedir. Davalı banka vekili, davaya konu çekin tahsil için Royal Bank Of Scotland'a gönderildiğini, çekin karşılığı bulunmadığı için Natwest Bankası tarafından karşılıksız kaşesi vurulduğunu, çek aslı yurtdışı bankasınca müvekkiline gönderilmediği için davacıya teslim edilmediğini savunmuş ise de davalı bankanın tahsil için aldığı çeki karşılığı bulunmasa dahi, karşılıksız kaşesi vurulduktan sonra müşteriye geri verilmesi gerekir. Davalı bankanın tahsil için aldığı çeki davacıya geri vermediğinin sabit bulunmasına göre mahkemece T.T.K.'nun 734/8. maddesi nazara alınarak neticesine göre bir hüküm kurulmak gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 21.3.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy