(6762 S. K. m. 54, 56) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.07.2008 tarih ve 2007/308 - 2008/436 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.07.2011 gününde davalı avukatı İ. Ç. ile davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi M. L. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 10.11.2003 tarihinde kurulmuş olan müvekkil şirketin uluslararası bir çevirmenlik grubunun Türkiye ofisi olduğunu; dünyanın ve Türkiye'nin önde gelen şirket ve kuruluşlarına çeviri ve tercüme hizmeti verdiğini, kendisi ile aynı iş kolunda faaliyet göstermeye başlayan davalı şirketin 13.03.2007 tarihinde kurulduğunun öğrenildiğini; davalı şirket unvanında STAR ibaresine yer verilmiş olmasının, davacı şirket unvanı ile iltibas yarattığını, davacı müşterilerinin bu karışıklık nedeni ile zor durumda kaldıklarını ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin menini ve haksız olarak kullanılan ticaret unvanının sicilden silinmesini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, müvekkil şirketin 13.03.2007 tarihinde Star AG Software Translation Artwork Recording unvanlı uluslararası bir çevirmenlik grubunun Türkiye ofisi olarak faaliyete başladığını, davacının Star AG'nin Türkiye'deki tek temsilcisi olmadığını, STAR ibaresinin kaynağını yabancı şirketten aldığını, STAR ibaresinin kullanılmasının tüketici kitlesi nezdinde uluslararası şirket ile bağlantıya delalet ettiğini, davacı ve davalı şirket unvanlarının ek unsurları farklı olduğu için iltibastan söz edilemeyeceğini, kaldı ki, STAR ibaresinin inhisari bir ayırt edici vasfı olmadığını, tescilli olarak kullanılan ticaret unvanlarında, unvanın sicilden terkini anına kadar kullanımının diğer unvana tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağını, davacının huzurdaki davayı açmasının nedeninin, davalı şirket faaliyetlerini engellemek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava dışı Star AG ile davacı ve davalı şirketler arasında ki ilişkinin merkez-şube ilişkisi olmadığı, davacı şirketin 13.11.2003 tarihinde davalı şirketin ise 13.03.2007 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, her iki şirketin unvanlarındaki STAR ibaresinin ön plana çıktığı, davalı şirketin unvanının davacı şirket unvanıyla iltibas yaratır nitelikte olduğu, davalı şirketin ortaklarınca, davacının dava dışı STAR AG ile devam eden Joint Venture (Müşterek Teşebbüs Ortaklığı) hukuki ilişkisini bilindiği halde, dürüstlük kurallarına aykırı olarak davacıyla aynı faaliyet altında STAR AG ile Joint Venture ilişkisi çerçevesinde faaliyete başlamasıyla davacının müşteri çevresinin kaybına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, haksız rekabetin men'i, davalı ticaret unvanının sicilden terkini ve ilan istemine ilişkin olup: TTK'nun unvanına tecavüz edilen kimsenin hakları başlıklı 54. maddesi Ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından kullanılan kimse, bunun men'ini ve haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini ve zarar görmüş ise, kusur halinde bunun da tazminini isteyebilir. hükmünü haizdir. Davalı şirketin anılan madde hükmünce, iltibasa meydan vermeyecek şekilde unvanını belirlemesi ve gerekli ilaveleri yapması gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olayda, davacı şirketin unvanının Star Yazılım Tercümanlık Danışmanlık Üretim Hizmetleri ve Ticaret Ltd. Şti. davalı şirketin tescilli unvanın ise Star Information Services Çevirmenlik Danışmanlık Hizmetleri Eğitim Yazılım ve Tic. Ltd. Şti olduğu, davacı şirketin 10.10.2003 tarihinde Monad Eğitim Danışmanlık Bilişim Sistemleri İthalat İhracat ve Ticaret Ltd. Şti unvanı ile kurulduğu, dava dışı STAR AGnin hakim ortak konumuna gelmesinden sonra davacı unvanında 13.11.2003 tarihinde yukarıda belirtildiği şekilde değişikliğe gidildiği, davalı şirketin 13.03.2007 tarihinde kurulduğu, STAR AGnin ise davalı şirketin de kurucu hakim ortağı olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Eş söyleyişle, dava dışı STAR AG pay devralmak sureti ile davacının, kurucu ortak olarak da davalının hakim ortağı konumunda olup, dava dışı hakim ortak tarafından hakim ortağı olduğu davacı şirketin varlığını bile bile davalı şirketin unvanını da oluşturması karşısında hakim ortağı ile sonradan gelişen birtakım olaylara bağlı olarak davacı tarafça davalı unvanının terkini isteminde bulunulması TMK'nun 2. maddesi bağlamında himaye görmeyeceğinin, diğer bir deyişle davacının duruşunun kanunca korunmayacağının mahkemece gözden kaçırılmış olması doğru görülmemiştir.
2-) Kabule göre de, davalı ticaret unvanını tescilli olarak kullanmakta olup, tescilli bir unvanın ticaret sicilinden terkin edilmesi anına kadar kullanılması unvana tecavüz oluşturmayacağı gibi bu dönemde haksız rekabetten dahi söz edilemez. Davalı tescilli unvanını esasen davacı şirketin dava dışı hakim ortağının rızası ile kullanması karşısında davalı şirketin kusurundan dolayısıyla haksız rekabetinden bahsedilmesi olanaklı değildir. Bu bağlamda, mahkemece yanılgılı değerlendirmelere dayalı olarak davalı eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğundan hareketle yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru bulunmamıştır.
3-) Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişen temyiz itirazının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yapılan (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle, vekalet ücretine ilişen temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy