(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.9.2008 tarih ve 2006/275-2008/498 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.9.2011 gününde davacı avukatı ile davalı avukatı, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı malik ve işletici L... firmasına ait uçağın 4.5.2005 tarihinde Atatürk Havalimanı 24 Sayılı pistten kalkarak Münih'e varması sonrasında bir dahaki uçuşa hazırlanmasıyla ilgili görsel kontrol sırasında arka yatay stabilizeyle elevatöründe stabilize kaplamasında yırtıklar, stabilize ucunun deformasyonu ve 15x7 cm büyüklüğünde bir yırtıktan teşekkül eden önemli bir hasarının varlığının tespit edildiğini, bu duruma davalıya ait havalimanının 24 numaralı pistinin stopway (durma yolunun) gereği gibi yapılmamasından kaynaklandığını, kalkış sırasında oluşan zemin parçalarının sebep olduğunu, müvekkilinin hasar sigortacısı olarak zararı tazmin ettiğini ileri sürerek, 2.600.000 usd'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davada Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, istemin zamanaşımına uğradığını, davacının ödemiş olduğu zararın müvekkilinin havalimanıyla ilgisinin olmadığını, nedensellik bağının bulunmadığını, stopwayın pist alanıyla aynı özellikte olmayacağını, pilotun yanlış kalkış operasyonu yapmış olabileceğini, stopwayın olması gereken evsafta yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, somut olayda zarar gören uçağın uluslar arası sivil havacılık kurallarına göre taxiwaydan 3 metre ve stopwayden 12 metrede durması gereken sınırları ihlal ederek piste girdiği ve arka tekerleklerin bu mesafeden daha kısa mesafede stopwaye yakın durduğu, kabin görevlisinin havalanan parçaları gördüğü, yani kuyruk kısmının raporda da tartışıldığı gibi stopway içinde yer aldığı, turbo fan jet motorlarının yarattığı 5 kasırga etkisiyle durma yolundaki asfaltın parçalandığı, oluşan hasarın runwayda yani koşu yolunda meydana gelmediği, uluslar arası kurallara göre durma yolu olarak adlandırılan stopway alanının taban kuvvetinin motorların gücüne dayanacak biçimde yapılmasının zorunlu olmadığı, ancak kalkıştan vazgeçme anında kullanılabileceği, olayın pilot hatasından kaynaklandığı, davalıya atfedilecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ödenen sigorta tazminatının zarar sorumlusu olduğu iddia edilen davalıdan rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Davacı tarafından sigortalanan dava dışı firmaya ait uçağın, 4.5.2005 tarihinde davalı işletimindeki Atatürk Havalimanı 24 numaralı pistten kalkış yaptığı, Münih'te nihayetlenen uçuşunu tamamladığı, varış limanında uçağın arka yüzeyinin hasarlanmış olduğunun tespit edildiği, davacının sigortacı olarak tazminat ödediği ve bu zarara davalının işletmesinde olan kalkış hava limanı zemin parçalarının sebep olduğunun iddia edildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Davalı yetkililerince düzenlenen raporda işletimdeki havalimanının 4.5.2005 tarihli pat sahaları kontrolünde 06-24 pist başı stopwayın üzerinde bulunan kaplamanın 25x40 metre ebadında kalkığı tespit edilmiş, aynı tarihli hava seyrüsefer servisleri görev rapor formunda da bu bilgiye yer verilmiştir. Davalının 20.6.2005 tarihli yazısında bu olayın sebebi olarak zeminin uzun süre kullanım sonucu malzeme yorgunluğu, uçağın pist başı manevrasında stopwaye yakın dönerek pozisyon alması ve uçağın kuyruk kısmının stopway üzerinde ve yüksek takatte kalkış koşusuna başlaması olarak açıklanmıştır. Davacı vekili, zararın, pistin ve onun zorunlu parçası stopwayın gereği gibi imal edilmemesinden kaynaklandığını ileri sürmüştür. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, incelemenin eksik olduğunu, zarara sebep olduğu iddia edilen zemin parçasının mahkemeye sunulduğunu, bu parçanın stopway veya koşu yoluna ait olup olmadığının tespit edilmediğini, ayrıca davalının olayla ilgili özellikle de stopway alanının malzeme yorgunluğu içerdiği yönündeki yazılarının irdelenmediğini ve uçağın pist başına yönelik yaklaşımına dair ulusal ve uluslar arası ölçülerin yanlış değerlendirildiğini açıklayarak rapora itiraz etmiştir. Ancak, esaslı nitelikteki bu itirazlar mahkemece dikkate alınmamıştır. Bu durum karşısında, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazları dikkate alınarak, bu itirazları karşılayan ve denetime uygun ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy