(6762 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.2.2009 tarih ve 2006/478-2009/45 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı karşı davalı vekili ile davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı-Karşı davalı vekili, müvekkilinin Eylül 2003 tarihli sözleşmeyle davalı şirketin Orsan-Ankara acentesi olduğunu ve sözleşme gereğince tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının mali yükümlülüklerini yerine getirmeyerek müvekkilinin zararına sebep olduğunu, müvekkilinin hakediş alacağının tahsili için başlattığı takibe davalının kısmi itirazının haksız olduğunu, hakedişleri zamanında alamadığından vergi ve prim borçları ile işçi ücretlerini zamanında ödeyemediğini ve gecikme faizi ödemek zorunda kaldığını, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle sözleşme portföy tazminatı alacağı doğduğunu, demirbaşlar için müvekkilinin hakedişinden yapılan kesintilerin ve müvekkilince isim hakkı olarak ödenen miktarın iadesi gerektiğini, personel ödemesi için hakedişte yapılan kesintinin haksız olduğunu, müvekkilince hakedişin tahsili için başlatılan takip sonrasında taraflarca sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini ve sözleşmenin teminatı olarak verilen bononun iptali veya iadesi gerektiğini ileri sürerek, süresinde yapılmayan ödemeler sebebiyle vergi dairesi ve sosyal güvenlik kurumlarına ödediği gecikme zammı için 1.500,00 TL, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle müşteri tazminatı olarak 1.500,00 TL, eşya bedeli olarak 1.000,00 TL, isim hakkı için ödenen miktardan 1.500,00 TL, haksız şekilde personel ödemelerine kesilen miktardan 1.000,00 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, hak ediş alacağı için başlatılan takibe vaki haksız itirazın iptali ile, sözleşmenin kuruluş aşamasında alınan teminat senedinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 10.11.2008 tarihli ıslahla, vergi dairesi ve sosyal güvenlik kurumlarına ödenen gecikme zammı için 9.287,47 TL, müşteri tazminatı için 1.500,00 TL, eşya bedeli için 5.000,00 TL, isim hakkı bedeli için 5.132,00 TL, haksız olarak personel ödemesine kesilen miktar için 9.492,82 TL'sına yükselterek, davalının takibe vaki kısmi itirazının iptaliyle icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, acentelik sözleşmesini davacı tarafından tek yanlı ve sözleşme koşullarına uymadan feshedildiğinden müvekkilinin tazminat hakkı bulunduğunu, davacının hakedişlerin tamamının ödendiğini, davacının portföy tazminatı alacağı bulunmadığını, demirbaş kullanımı için alınan miktarın iadesi gerekmediğini, bononun teminat için alındığını ve sözleşmenin feshi tarihinden sonraki bir yıl içinde davacının yaptığı taşımalar sebebiyle müvekkiline dava açılmaması halinde iade edileceğini, yasa gereği ödenmeyen işçi ücretleri için kesinti yapıldığını savunmuş, 100,00 TL haksız fesih tazminatının karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacı tarafça yapılan icra takibinde hakediş alacağının tamamının tahsil edildiği, vergi ve SSK primlerinin geç ödenmesindeki sorumluluğun davacıya ait olduğu, davacı sözleşme süresince davalı şirketin ismini kullandığından isim hakkı için ödenen ücretin geri istenemeyeceği, davacının T.T.K.'nun 134. maddesi kapsamında başlamış ve tamamlanmayan işi bulunduğunu kanıtlayamadığı, davacı tarafça çalıştırılan ancak ücretleri ödenmeyen işçiler için davalının yaptığı kesintinin yerinde olduğu gerekçesiyle anılan istemlerin reddine, 2.000,00 TL eşya bedeli alacağının davalıdan tahsiline, davacının 30.000 USD'lık teminat senedi sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karar, davacı-karşı davalı vekili ve davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedenine dayalı acente alacağı için başlatılan takibe itirazın iptali, alacağın geç ödenmesi sebebiyle yapılan harcamalar, eşya bedeli, portföy tazminatı ve işçi ücretleri için davalı-karşı davacı tarafından yapılan kesintinin tahsili, isim hakkı için ödenen miktarın istirdadı, teminat senedinin iptali ve iadesi istemine; karşı dava ise, acente sözleşmesinin davacı-karşı davalı acente tarafından haksız feshi sebebiyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekilince teminat olarak verilen 30.000 USD tutarındaki bononun müvekkiline iadesi veya iptali istenilmesine rağmen mahkemece uyuşmazlığın menfi tespit istemi olarak değerlendirilerek davacı-karşı davalının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, istem menfi tespit olarak değerlendirildiği halde, davacı-karşı davalı yararına nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
3- Davalı-karşı davacının süresinde verdiği cevap dilekçesi ile harcını da ödeyerek karşı dava açtığı halde, karşı dava ile ilgili olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamış, davalı - karşılık davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin kabulüyle kararın bu bakımınlardan da anılan taraf yararına bozulması gerekmiştir.
4- Diğer yandan davacı tarafından demirbaşlar için ödenen miktar yönünden, davalı ya ait demirbaşların feshedilen sözleşmenin anılan hükümleri çerçevesinde teslimle beraber feshe kadar kullandığının sabit olması karşısında, mahkemenin kabulünün aksine tacir olan davalının demirbaşlarını davacıya kira bedeli olarak kullandırdığının, bu bağlamda davaya konu davacı tarafından bu bedelin davalıya kira bedeli olarak ödendiğinin kabulü gerekir. Bu bağlamda, davacı tarafından demirbaşlar için ödenen davaya konu bedelin kira bedeli olduğunun kabulüyle bu kalem istemin reddi yerine kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı-karşı davalı vekilinin, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı- karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy