(818 S. K. m. 60) (5411 S. K. m. 62)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.1.2009 tarih ve 2008/76-2009/33 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: 17.1.2008 tarihli dava dilekçesi ile davacı vekili, müvekkiline ciro silsilesiyle geçen 20.1.2003 keşide tarihli 1.337,00 TL bedelli. 30.1.2003 keşide tarihli 2.500,00 TL bedelli ve 15.2.2003 keşide tarihli 2.950,00 TL bedelli çeklerin, davalının Mercan Şubesince verildiğini, ibrazında karşılığının çıkmadığını, keşidecisinin sahte nüfus cüzdanı ve belgelerle hesap açtırdığını, davalının çek hesabı açarken gereken özeni göstermediğinden alacağına kavuşamadığını ileri sürerek, anılan çek bedellerinin anılan keşide tarihlerinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın 1 yılık zamanaşımından sonra açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, B.K.nun 60. maddesinde belirtilen 1 yıllık zamanaşımının geçtiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Çek Yasasından kaynaklanan ve karşılığının bulunmadığı iddia edilen çek yaprakları nedeniyle, davalı muhatap bankanın sorumlu olduğu meblağın tahsili istemine ilişkindir.
5411 Sayılı Bankacılık yasasının 62. maddesi, bankalar nezlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tabidir hükmünü havi olup, davalı vekilinin zamanaşımı definin bu madde hükmüne göre değerlendirilmesi gerekirken, B.K.nun 60. maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığından bahisle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına bozulmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy