(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.7.2009 tarih ve 2009/273-2009/389 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan müvekkiline ait iş makinesinin arızalanmasına karşın hasarın davalı tarafça tazmin edilmediğini ileri sürerek, hasar bedeli olan 139.110 TL'nin ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporu uyarınca davaya konu olan hasarın sigorta teminatı kapsamında kaldığı ve hasar bedelinin ekspertiz raporu ile belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 113.664,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, makine kırılması sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine dair olup mahkemece, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuşsa da, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Gerek sigorta ekspertizi tarafından bilgisine başvurulan makine mühendisi bilirkişi, gerek mahkemece alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu lastikli yükleyicinin hasara uğramasına sebep olan etkenin, makine parçasının içine yer alan porozite tabir edilen boşluklar olduğu, bu boşlukların zamanla çatlaklara sebebiyet vererek sigortalı emtianın hasarlanmasına sebep olduğu anlaşılmaktadır. Buna karşın dava dosyası içindeki her iki bilirkişi raporu, hasarın sigorta örtüsü içinde yer alıp almadığını tespit bakımından farklı sonuçlara ulaşmaktadır. Mahkemece alınan raporda, porozitenin imalat hatasından kaynaklandığı ve Makine Kırılması Genel Şartları uyarınca, hasarın sigorta örtüsü altında olduğu bildirilmesine karşın sigorta ekspertizi tarafından bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından hazırlanan raporda ise davaya konu hasarın çatlak başlangıcı ve nihai kırılma arasında önemli bir zaman farkı olan yorulma kırılması modeli ile gerçekleştiği belirtilmiştir.
Bu durum karşısında, davaya konu hasarın sigorta teminatı kapsamında yer alıp almadığının tespiti amacıyla aralarında makine mühendisi, metalürji mühendisi ve sigorta hukuku uzmanının bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle, hasarın kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, varsa kullanım hatasının hasarın artmasına etkili olup olmadığı, makine parçaları içinde yer alan porozite miktar, oran ve niteliğinin imalat hatasına işaret edip etmediği hususları tereddüde yer olmayacak şekilde tespit edildikten sonra davalının sorumluluğunun tayin edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy