(7397 S. K. m. 19)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Vezirköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26.02.2009 tarih ve 2008/239 - 2009/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiliyle davalı arasında hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini, müvekkilinin 30 yıl boyunca primleri düzenli olarak ödediğini ancak bu sürenin sonunda davalı tarafça davacıya 16,50 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, 8.500 TLnın sigorta sözleşmesinin bitim tarihi olan 05.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Türk Ticaret Kanunu ve Hayat Sigortası Genel Şartları uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan tüm talep haklarının iki yılda zamanaşımına uğrayacağı, zamanaşımı başlangıcının sigorta alacağının muaccel hale gelmesi gereken gün olduğu ve bu sürenin 05.08.2008 tarihinde dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece hayat sigortası sözleşmelerinden doğan tüm talep haklarının iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve dava tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, taraflar arasında düzenlenen hayat sigortası poliçesinin 05.08.1976 başlangıç tarihli, 30 yıl süreli ve 05.08.2006 bitiş tarihli olduğu, davacının talep hakkının 05.08.2006 tarihinde doğduğu ve bu tarih itibariyle yürürlükte olan 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 19 uncu maddesi hükmü gereğince zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu tartışmasızdır. Bir başka anlatımla davaya konu alacağın istenebilir hale geldiği tarih itibariyle dava 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Nitekim Sigorta Murakabe Kanununu tümüyle yürürlükten kaldıran 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun yürürlüğe giriş tarihi de 14.06.2007 olup, sonradan yapılan bu değişikliğin alacaklının talep hakkına menfi yönde etki etmesi düşünülemez. Bu durumda, davanın, süresi içinde 23.12.2008 tarihinde açıldığı değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy