(556 S.KHK m. 9, 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.9.2008 tarih ve 2006/431-2008/21 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı Şark Ekspres A.Ş. ve T. E. vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.11.2010 gününde davacı Avukatı L. Benliyle davalı Şark Ekspres Vapur Acentası A.Ş. Avukatı R. N., davalı T. E. Avukatları İ. Y. ve P. Y. geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalı A. T. T. vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin TPE nezdinde tescilli Marlboro Light markalarının sahibi olduğunu, Çin Halk Cumhuriyetinden gelen Romania adlı gemi içerisindeki konteynerler üzerinde gelen bir ihbar üzerine yapılan takip sonucunda Haydarpaşa Limanında bir kısım konteynerlerin gemiden tahliye edilerek davalılardan Şark Ekspres şirketi adına tescilli 14.11.2005 tarih ve 04340900ım032885 Sayılı gümrük özet beyanı uyarınca davalı Şark Ekspres adına ayrılmış olan konteyner sahasına aktarıldığını, davalı Şark Ekspres adına tescilli 17.11.2005 tarih ve tr 028459 Sayılı transit gümrük beyannamesi çerçevesinde sahte sigaraların bu kez Carolan adlı gemiyle Ambarlı Gümrüğü Mardaş limanına aktarıldığını, ambarlı gümrük müdürlüğünde davalı Şark Ekspres adına tescilli 21.11.2005 tarih ve RL 002399 Sayılı gümrük özet beyanında konteyner muhteviyatının kişisel kullanıma mahsus ev eşyası olarak beyan edildiğini, davalı T. E. adına onaylı 23.11.2005 tarih ve 483 numaralı sözlü özet beyan formuyla gümrük işlemlerinin tamamlanarak aynı gün konteynerde 479.500 paket Marlboro Lights markasını taşıyan sahte sigaralara el konulduğunu, davalı T. E.'in 23955 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2000/53 Sayılı karar uyarınca gümrük vergisi muafiyetine esas sözlü özet beyan formu düzenlediğini, bu kişinin 13.10.2005 tarih ve 30126 Sayılı vekaletnameyle davalılardan A. T. T. ve dava dışı kişiyi çok fazla yetkilerle donattığını, ele geçen sigarların taklit olduğunu, davalıların eyleminin 556 Sayılı KHK'nın 61 ve 9. maddeleri gereğince markaya tecavüz ve aynı zamanda T.T.K.nın 56. ve 57. maddeleri gereğince haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalıların eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz olduğunun tespitine, tecavüzün durdurulması ve yasaklanmasına, haksız rekabetin tespit, men ve refıne, davaya konu 479.500 paket taklit sigaranın masrafları davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmek suretiyle imhasına, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şark Ekspres A.Ş. vekili, davaya konu ürünlerin göndericisinin T. E. olduğunu, konteynerin Çin Halk Cumhuriyeti'nden yüklendiğini, navlunun peşin ödendiğini, taşıyanın cma cgmsa firması olup, konşimentonun bu firmanın Çin devletinde bulunan yetkililerince imzalandığını, gönderen Tunay E. veya görevlendirdiği kişilerin taşıyıcı firmadan yüklemek üzere talep ettiği boş konteyneri alıp kendisine ait depoda yüklediğini, gümrüğe getirerek beyannamesini verdiğini, konteynerlerin Çin gümrüğü tarafından kapatıldığını, bu şekilde teslim alındığını, mahreçten tatbik edilen C2549871 numaralı mührün sağlam olduğu, konteyner taşımacılığında bu şekilde yüklenerek taşıyıcıya teslim edilen bir konteynerin içeriğinin ve cinsinin acente tarafından bilinemeyeceğini, bilinmesine imkan da bulunmadığını, gümrük kontrolünden geçmiş ve mühürlü bir şekilde aldığı malın diğer gümrüğe mührü bozulmadan taşınmasının taşıyıcının görevi olduğu, müvekkilinin beyan sahibi değil taşıyıcının acentası olduğu, bu sebeple kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunularak, davanın reddini istemiştir.
Davalı A. T. T. vekili, davaya konu Marlboro sigaralarının müvekkiline ait olmadığını, bu kişinin yurtdışında diplomatik temsilci olarak çalıştığını, Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne gelen ve davalı tarafından diğer davalı T. E.'in ev ve zati eşyası sanıldığı konteynerdeki eşyanın gümrükten muaf olduğunu, ancak ilgili diplomat tarafından veya onun adına hareket eden kimse tarafından konteynerin açılabileceği, müvekkilinin bu olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, evrakta herhangi bir imzasının yer almadığı, yükleme limanında beyan edilen eşya haricinde başka mal yüklenmiş ise müvekkilinin bundan haberdar olamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı T. E. vekili, müvekkilinin yurtdışında ateşe olarak görev yaptığını, görev bitiminin sonunda Türkiye'ye kesin dönüş yaptığını, bunun için zati ev eşyasını Türkiye'ye getirme işlemleri bakımından A. T. T., E. K. ve K. T.'a vekaletname verdiğini, sonradan K. T.ın bilerek kaçakçılık yaptığının ve müvekkilinin kırmızı pasaportu sebebiyle konteynerin gümrükten muayene edilmeden geçeceği varsayımıyla kaçakçılık eyleminin K. T. tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, sorumlu olanın K. T. olduğunu, müvekkilinin herhangi bir suçunun bulunmadığını, K. T. isimli şahsın, müvekkilinin iyiniyetli kötüye kullanarak bu eylemi gerçekleştirdiğini savunarak, davanın reddi istenmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, markaya tecavüz hallerinin 556 Sayılı KHK'nin 61. maddesinde belirtildiği, bu maddede KHK'nin 9. maddesine yapılan gönderme sebebiyle 9/2-c maddesinde yazılı olduğu üzere, davaya konu markayı taşıyan ürünlerin Türkiye'ye ithalinin de markaya tecavüz hallerinden birisi olduğu, KHK'nin 61/1-e maddesinde ise (a) ve (c) bentlerinde yazılı fillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak eylemlerini de markaya tecavüz olarak kabul ettiği, dosyada bulunan gümrük evrakına göre, davalı T. E. hem gönderen hem gönderilen kişi durumunda olduğu, davalı A. T. T.'nin ise ithalat işleminin son aşamasına katılarak bu işlemin gerçekleşmesine yardımcı olduğu, davalı Şark Ekspres AŞ'nin acenta olarak faaliyet gösterdiği ve davaya konu ürünleri kendi alanında bulundurmuş, ithalat işlemine bu yolla katkı sağladığı, bilirkişi kök raporunda da belirtildiği gibi basiretli bir tacir olarak hareket etmesi gereken davalı Şark Ekspres A.Ş.'nin dava konusu ürünler için transit gümrük beyannamesini adına tescil ettirmesi, sahte sigarların yeniden bu davalı adına tahsisli sahaya indirmesi, bu ürünleri kendisine tahsis edilmiş olan gümrük bölgesinde bulundurması, bu ürünlerin transit aktarma işlemlerini tamamlayarak Haydarpaşa Gümrüğünden Ambarlı Gümrüğüne sevk etmesi, gümrük özet beyan formunu ambarlı gümrük müdürlüğüne tescil ettirmesi ve davaya konu ürünlerin ithalatına bu şekilde katkı sağlaması eylemlerinin kendisinin de sorumluluğunu gerektirdiği, davalı T. E.'in yurtdışında görev yerinin İran olmasına rağmen ürünleri Çin Halk Cumhuriyeti'nden göndermiş oluşu da davalılar T. E. ve A. T. T.'nin davaya konu ürünün içeriği ve niteliği hakkında bilgi sahibi olduğunu gösterdiği, kaldı ki 556 Sayılı KHK'nin 61/1-c maddesi gereğince markanın taklit edildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçla ithal etmek veya ticari amaçlı yerde bulundurmak eylemi markaya tecavüzün varlığı için yeterli olduğu, ayrıca 556 Sayılı KHK'nin 61/1-e maddesi gereğince bu fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fillerin yapılmasını kolaylaştırmak eylemlerinin dahi tecavüzün varlığı için yeterli olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulüyle davalıların eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz olduğunun tespitine, durdurulmasına ve yasaklanmasına, bu eylemin aynı zamanda haksız rekabet oluşturması sebebiyle haksız rekabetin de tespit, men ve refine, davaya konu olan ve halen gümrükte el konulmuş bulunan 479.500 paket sigaranın karar kesinleştikten sonra masrafları müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsil edilmek üzere imhasına, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Karar, davalı Şark Ekspres A.Ş. ve T. E. vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Şark Ekspres A.Ş. ve T. E. vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Şark Ekspres A.Ş. ve T. E. vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy