(1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 4. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 20.03.2009 tarih ve 2008/140-2009/339 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. G. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı nezdinde hayat sigorta poliçesi düzenlendiğini, 10 yıl boyunca prim ödediği halde emekli olmak için müracaat ettiğinde sigorta poliçesini kaybetmiş olması nedeniyle hak kazandığı 3.500,00-TLlik tazminatın davalı tarafça ödenmediğini ileri sürerek, 3.500,00TLnin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sadece 85,00-TL ödediğini, 10 yılın sonunda kar payıyla birlikte hak ettiği tazminat miktarının 50,18-TL olduğunu ve bunun da kendisine ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyla davalı şirket arasında yapılan hayat sigorta poliçesi kapsamında kar payı dahil toplam 50,01-TL'nin ödendiği, davacının bunun dışında davalı şirketten alacağının bulunduğunun dosya kapsamından anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, hayat sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalı şirkete hayat sigorta poliçesi kapsamında 10 yıl boyunca prim ödediğini iddia ederek 3.500,00TLnin tahsilini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi de cevabında, davacının 10 yıl prim ödediğini kabul etmiştir. Ancak, 10 yılın sonunda davacının yatırdığı primler ve kar payı getirisinin 50,18 YTL olup bunun da davacıya ödendiğini savunmuştur. Mahkemece, Av. T. A.ın hazırladığı 17.12.2008 tarihli rapor hükme esas alınarak davacının davalı şirketten alacağı olan 50,01 TLnin ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm vermeye elverişli ve yeterli bulunmamaktadır. Davacının 10 yıl boyunca prim ödediği davalının da kabulün de olduğuna göre mahkemece, sigorta hukuku (Aktüerya uzmanı) uzmanından poliçenin niteliği de göz önünde bulundurularak davacının yıllara göre prim ödemelerini, kar payı getirisini, kesintiler düşüldükten sonra 10 yılın sonunda ulaştığı değeri denetime elverişli şekilde gösterir yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy