(551 S. KHK. m. 5, 57, 60, 61, 129, 137)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Denizli Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.10.2008 tarih ve 2005/51-2008/320 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı-k.davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, uzun yıllardan beri gıda sektöründe faaliyet gösteren müvekkillerine davalının ihtarname keşide ederek tescilli C...E... ve C...L..... ürünlerinin incelemesiz patent sahibi olduğunu, bu ürünlerin üretim ve satışının durdurulmaması halinde yasal yollara başvuracağını bildirdiğini, oysa dava konusu incelemesiz patentlerin usul patenti mi yoksa ürün patenti mi olduğunun belli olmadığını, davalının incelemesiz patent ve ürünlerinin patent verilebilirlik şartlarına sahip olmadığını ileri sürerek, davalının 2002/....... numaralı (C.....E....) ve 2002/....... numaralı (C.....L....) başlıklı incelemesiz patentlerin KHK'nın 5'nci maddesi gereğince patent verilebilirlik saltalarına haiz olmadığından hükümsüzlüklerine, sicilden terkinine ve ilana karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin patent konusu ürünlerin gerçek buluş sahibi olduğunu, söz konusu ürünlerin KHK'da belirtilen koşulları taşıdığını savunarak, davanın yetki ve esas yönünden reddini savunmuş; karşılık davada ise, asıl davadaki savunmaya dayalı gerekçelerle patent hakkı müvekkili şirkete ait bulunan ürünlerin davalı şirketler tarafından izinsiz olarak kullanıldığını iddia ederek, ayrı ayrı 3.000.-YTL maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davacılar/karşılık davalılar vekili, karşılık davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu davalı adına tescilli buluşların tescil başvuru tarihi öncesinde bilinen ve kullanılan ürünler ve usuller olması nedeniyle yenilik ve tekniğin bilinen durumunun aşılması kriterlerine sahip buluşlar, dolayısıyla 551 sayılı KHK'nın aradığı patent verilebilirlik koşullarına sahip buluşlar olmadığı, Rusya Patent Ofisi'ne yapılan basurunun sonucunun beklenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, karşılık davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı/karşılık davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı/karşılık davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, davalı adına tescilli iki ayrı incelemesiz patentin hükümsüzlüğü ile hükmün ilanı, karşılık dava ise patent hakkına dayalı maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, 551 sayılı KHK'nun 60 ve 61'inci madde hükümlerinde öngörülen prosedür sonunda, TPE tarafından, 7 yıl süre ile geçerli olmak üzere, incelemesiz verilen patentin, sahibi ya da 3'üncü kişiler tarafından inceleme talebinde bulunulması üzerine, 62'nci madde hükmünde düzenlenen incelemeli patent verilmesi prosedürü başlatılır ve inceleme sonunda koşullan oluşmuşsa incelemeli patent verilir. Yine anılan KHK'nın 129'uncu maddesinde patentin hükümsüzlüğü düzenlenmiş olup, bir patent başvuru prosedürü devam ettiği sürece tescil süreci tamamlanmadan tescilin hükümsüzlüğüne karar verilmesi olanaklı değildir.
Somut olayda, mahkemece çözülmesi gereken uyuşmazlık incelemeli patent başvurusu prosedürü devam eden incelemesiz patentin hükümsüzlüğüne karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Dava konusu patentin verilme prosedürünün 551 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde yenilik ve buluş basamağı koşullarına sahip olup olmadığına ilişkin araştırmanın aynı KHK'nin 57/3. maddesi çerçevesinde TPE tarafından belirlenecek milletlerarası niteliği tanınmış bir araştırma kurumunca yapılması ülkesellik prensibinin ihlali olarak görülemez. Bu bağlamda, mahkemece anılan ofise yapılan inceleme başvurusu sonucunun beklenmesinden vazgeçilmiş olması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, dava davalı şirketin sahip olduğu iki ayrı incelemesiz patentin hükümsüzlüğü istemi ile açılmış olup, yargılama sırasında davacıların 551 sayılı KHK'nin 60/7'nci maddesi hükmünce dava konusu incelemesiz patentlerin incelemeli patente dönüştürülmesi istemi yapılmıştır. Bu durumda devam eden incelemeli patent prosedürüne rağmen, başlayan bu prosedürün sonucu araştırılıp beklenilmesi gereklidir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu incelemesiz patente ilişkin olarak yapılan incelemeli patent başvuru prosedürünün sonucu beklenilmek, patentin incelemeli patente dönüşmesi halinde bu kez incelemeli patentin varlığı gözetilerek uyuşmazlık bu çerçevede ele alınıp değerlendirilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden yanlış ilkeye ve eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-) Diğer yandan, mahkeme hükmünün ilan edilmesine yönelik düzenleme 551 sayılı KHK'nin 137/f'nci maddesinde yer almakta olup, bu hüküm patentten doğan hakları tecavüze uğrayanların açacakları hukuk davaları ile ilgili bölümde yer almaktadır. Patentten doğan hakları tecavüze uğrayanların, lehlerinde verilen hükmün ilanını istemeleri mümkündür. Anılan KHK'de, mahkemece verilen hükümsüzlük kararlarının ilan edileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmemiş olup, mahkemece, hükümsüzlüğe dayalı hükmün ilanına karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı/karşılık davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy