(Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş Ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik m. 22)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 3.6.2009 tarih ve 2009/12-2009/710 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucunda 250 adet çekin çalındığını, çalınan çekler hakkında çek iptali davası açıldığını, ancak davalı tarafından davaya konu olan iki adet çek ile ilgili olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davaya konu çeklerin tek yetkili hamili olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin elinde bulunan çeklerin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davaya konu çekleri kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisapta ağır kusurunun bulunduğu yönünde yeterli ve inandırıcı delil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çek istirdadı istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde, müvekkiline ait işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucunda 250 adet çekin çalındığı ve bu çeklerden iki adedinin davalı faktoring şirketinde bulunduğu bildirilerek işbu dava açılmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının davaya konu olan çekleri kötüniyetle iktisap ettiği veya iktisapta ağır kusurunun bulunduğu yönünde yeterli ve inandırıcı delil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik'in 22/2 maddesi uyarınca, Faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler. hükmü yer almakta olup mahkemece, davalı şirketin davaya konu çekleri iktisabına ilişkin olarak değinilen yönetmelik hükmü değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle red hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy