(2709 S. K. m. 36) (1086 S. K. m. 73)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.3.2009 tarih ve 2009/77-2009/134 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan çek taahhütnamesine göre davalıya çek yaprağı verildiğini, bir kısım çeklerin karşılıksız çıkması sebebiyle davalıya boş çek yapraklarını iade etmesi için ihtarname gönderildiğini, 20 adet çek yaprağının iade edilmediğini, bu çek yapraklarının da karşılıksız çıkması halinde müvekkilinin 8.700,00 TL ödeme yükümlülüğünün doğacağını ileri sürerek davalı elindeki 20 adet çek yaprağının iadesini veya müvekkili bankanın sorumlu olduğu miktar olan 8.700,00 TL'nin vadesiz hesaba depo edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya tebligat yapılamamıştır.
Mahkemece, çek yapraklarının karşılıksız çıkması halinde yapılacak işlemin 3167 Sayılı yasada gösterildiği, henüz ibraz edilmeyen ve davacı tarafından çek hamillerine ödeme yapılmayan bedelin depo edilmesinin olanaklı olmadığı, ihtimale dayalı ödeme iddiası ve depo edilme isteminin mümkün olmadığı, davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı elinde olduğu iddia edilen 20 adet çek yaprağının iadesi veya müvekkili bankanın sorumlu olduğu miktar olan 8.700,00 TL'nin vadesiz hesaba depo edilmesi istemine ilişkindir. H.U.M.K.'un 73. ve Anayasa'nın 36. maddesi hükmü uyarınca mahkeme, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden, onları, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Mahkemece, davalı adına çıkarılan ve dava dilekçesi içeren tebligat iade edildiği halde, davalıya yeniden tebligat yapılmadan ve bu şekilde taraf teşkili sağlanmadan davalının yokluğunda yargılama yapılıp karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 06.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy