(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.5.2009 tarih ve 2008/1933-2009/868 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Finans Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı sigorta şirketinin, diğer davalı sigortalının iş yerinde meydana gelen hasarın, bina kalorifer tesisatından kaynaklandığından bahisle haklarında takip yaptığını, takibe itiraz ettiklerini, sonradan itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davası açmadan haklarında 2. icra takibi yaptığını, kanun yollarının hatalı uygulanması sebebiyle istenen alacağın haksız olduğunu, arızanın binadan kaynaklandığı ispat edilmeden icra takibi yapıldığını, arızanın binadan kaynaklanmadığını ileri sürerek, icra takibinin durdurulmasını, borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, su hasarından kaynaklanan tazminatın miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, davalı sigorta şirketinin hasar tazminatı konusunda dava açacağı yerde icra takibine başvurduğu, itiraz üzerine 1. takibin durduğu, itirazın iptali davası yoluna gidilmeden 2. takibin yapıldığı, bunun hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının icra takibi yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iş yeri sigortasından kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, davacı taraf, yöneticisi olduğu binada faaliyet gösteren iş yerinde oluşan hasarın, kalorifer tesisatından kaynaklanmadığını, hasar durumu ispat edilmeden haklarında takip yapıldığını, ilk yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu, itirazın iptali veya kaldırılması davası açılmadan 2. takip yapıldığını iddia ederek, borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiş, ayrıca yapılan 2. takiple ilgili olarak icra hukuk mahkemesine yaptığı itirazda ise haklarında mükerrer takip yapıldığını, tebligatın usulsüz olduğunu, bina borcundan dolayı yöneticinin evinde haciz yapılamayacağını belirtmiş, anılan mahkemece icra takiplerinin taraflarının farklı bulunduğu, tebligatın usulüne uygun olduğu, yöneticinin evinde haciz yapılamayacağı gerekçesiyle, haczin iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Menfi tespit davası, davalı tarafından varlığı iddia edilen hukuki durumun veya ilişkinin mevcut olmadığının, yani yok olduğunun belirlenmesi amacıyla açılan davadır. Dava konusu olayda da davacı taraf hasarın bina kalorifer tesisatından kaynaklanmadığını, hasardan sorumlu olmadıklarının tespiti talebinde bulunmuştur.
Bu itibarla mahkemece, davacının talebi doğrultusunda, hasarın bina tesisatından kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılmak ve neticesine göre karar vermek gerekirken, icra hukuk mahkemesi davasına konu olmuş ve karara bağlanmış olduğu ve bu davaya dayanak oluşturan icra takibinin mükerrer olduğu gerekçesiyle, bu durumun hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğundan bahisle, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı F... Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy