(1086 S. K. m. 17) (6762 S. K. m. 309)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.6.2009 tarih ve 2008/850-2009/396 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sultan Gümüş Başaran tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketlerin de içinde bulunduğu Kombassan Grubu tarafından yurt dışındaki Türk vatandaşlarından yüksek faiz verileceği, paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para toplandığını. SPK ve Devlet Denetleme Kurulu ile TBMM bünyesinde kurulan araştırma komisyonları tarafından raporlar düzenlendiğini, 2000 yılından itibaren davalı şirket temsilcileri tarafından geri ödemelerin durdurulduğunu, para tahsili için verilen makbuzlar da geri alınarak yerine Ortaklık Hisse Senedi Takip Formu ibaresi bulunan belgeler verildiğini, gerçekte davacının davalı Kombassan Holding A.Ş. 'ne ortak olmadığını, paralarının ödenmemesi üzerine suç duyurusunda bulundukları, haklarında SPK'na muhalefet, nitelikli dolandırıcılık, izinsiz halka arz, kanuna aykırı aracılık faaliyeti suçlarından ceza davası açıldığını ileri sürerek, davacıya verilen 11.8.2000 tarihli Ortaklık Durum Belgesinde belirtilen 24.500 DM karşılığı 22.546,00 YTL'nin şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline ve ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile müvekkili davalılar arasında hukuki ilişki bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, davaya dayanak olarak gösterilen belgede müvekkili şirketi temsile yetkili kişilerin imzasının bulunmadığını, müvekkili şirketi borç altına sokacak belge niteliğinde de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı şirket tarafından gönderilen yazıda davacının davalı şirketin ortağı olmadığının bildirildiği, davacının aksi yönde kanıt sunmadığı, davalı şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, diğer davalılar dava dışı Kombassan İnşaat Tarım San. İşi. Tic. A.Ş. 'nin kurucu ortağı olup bu şirketin ise Konya Ticaret Sicil Memurluğu'nda kayıtlı olduğu, davacının ödediğini iddia ettiği bedeli, şirketten ve diğer ortaklardan talep ile geçerli ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi yönündeki talepler yönünden davalı gerçek kişilerin Konya Ticaret Sicil Memurluğu'nda kayıtlı şirketin kurucu ortakları olması sebebiyle bu şirketin yerleşim yeri olarak kabul edilen Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dava açması gerektiği, H.U.M.K.nun 17 maddesinin kamu düzenine ilişkin olduğu gerekçesiyle davalı Kombassan Holding A.Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalılar H. B., H. Ş., A. B. yönünden dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, talep halinde görevli ve yetkili Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşıldığı üzere davacı, şirket ortağı olmadığı ve davalılarca kendisinden dolandırıcılık suretiyle para alındığını ileri sürmüştür. Her ne kadar mahkemece davacının davada taraf olmayan Kombassan İnşaat Tarım ve San. Tic. A.Ş. 'nin ortağı olduğu, ortaklık aleyhine açılan davanın H.U.M.K.nun 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde açılması gerektiği, davalı gerçek kişilerin de anılan şirketin yöneticileri olması sebebiyle yöneticiler hakkında da aynı yerde dava açılması gerektiğinden bahisle davalı gerçek kişiler hakkında yetkisizlik kararı verilmiş ise de anılan şirket davada taraf olmadığı gibi, mahkemece dava dışı şirketin yöneticileri olduğu belirtilen gerçek kişiler aleyhindeki davada H.U.M.K.nun 17. maddesinin uygulanması söz konusu değildir. Bu kişilerle ilgili açılan davada yetkili mahkemenin T.T.K.nun 309. maddesi uyarınca tesbiti gerekir. Ayrıca, gerçek kişi davalılar da yetki itirazında bulunmamıştır. Bu itibarla, bu davalılar hakkında yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, diğer davalı Kombassan Holding A.Ş. 'nin hukuki durumu da davacının usulüne uygun olarak alınan para karşılığında şirket ortağı olup olmadığı hususuna bağlı bulunduğundan, mahkemece davacının Türkiye'de bulunan Kombassan Holding A.Ş. ve Kombassan İnşaat Tarım ve San. Tic. A.Ş. 'ne ödeme yaptığına ilişkin bir belgenin dosyada bulunmadığı da nazara alınarak davacı tarafça ibraz edilen belgede ismi geçen Kombassan Holding SA adlı şirketin davalılarla ilgisinin ne olduğu, yatırılan paranın bu davalılara aktarılıp aktarılmadığı incelenerek neticesine göre bir karar verilmesi için kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy