(6762 S. K. m. 434, 441)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 3.9.2008 tarih ve 2004/399 - 2008/551 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekiliyle davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili asıl davada, müvekkillerinin davalı şirketin kurucu ortağı olduklarını, hisselerin bir kaç ortağın elinde toplanarak şirket içi dengelerin bozulmasını engellemek için ana sözleşmenin 7. maddesiyle hisse devirlerine dair olarak sınırlamalar getirildiğini ve ortaklara rüçhan hakkı tanındığını, bir kısım ortakların bu hükme uymadığını ve hisse devrini gerçekleştirdiklerini, bunun sonucunda hisselerin bir grubun elinde toplandığını ve 15.9.2003 tarihli genel kurul toplanarak yönetimin değiştirildiğini ileri sürerek, hisse devrine dair işlemin ve buna bağlı olarak 15.9.2003 tarihli genel kurulun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirkette yapılan pay devirlerinin ve genel kurulların yasa ve ana sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davacılar vekili birleşen davada, müvekkillerinin davalı şirketin kurucu ortağı olduklarını, şirket merkezinin değiştirildiğini haricen öğrendiklerini, şirketin sekiz yıldan buyana hiç bir faaliyette bulunmadığını, şirketin sermayesini de kaybettiğini ileri sürerek, davalı şirketin anasözleşmenin 4. maddesi uyarınca feshine ve T.T.K.nun 434. maddesi uyarınca da münfesih sayıldığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, pay değişimlerinin usulüne uygun yapıldığı, davacı paydaşların da imzasının bulunduğu, adres değişikliğinin ana sözleşmeye uygun olmaması hususunun yargılama aşamasında giderildiği, şirketin gayri faal olduğu, sermayesinin yasal asgari sermayenin altında bulunduğu, şirket kurulduğundan bu yana arsa alımı dışında faaliyet göstermediği, şirket adres değişikliğinin süresinde tescil ettirilmediği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacılarla davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacıların asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle asıl davadaki hükmün ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
2- Birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince: dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Birleşen dava, davalı şirketin feshine ve münfesih olduğunun tespiti istemine dair olup, mahkemece, bu davanın yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir. Aksine bir hüküm olmadıkça, kural olarak ortaklığın iflası hariç, tasfiye işlemlerini yönetim kurulu yapar. Bunun yanında, ortaklık anasözleşmesi, genel kurul kararı, yasa veya mahkeme kararıyla da tasfiye memur yada memurları tayin edilebilir. Somut olayda, davalı şirket anasözleşmesinde bu konuda açık bir düzenlemenin bulunmaması ve ana sözleşmede bulunmayan hususlar hakkında T.T.K. hükümlerinin uygulanacağının kararlaştırılması karşısında, mahkemece, T.T.K.nun 441. maddesi hükmü uyarınca davalı şirkete re'sen tasfiye memuru atanması gereğinin gözardı edilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu sebeple BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle asıl davada davacıların tüm temyiz itirazlarının reddiyle asıl davadaki hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bu davada davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy