(6762 S. K. m. 1268) (7397 S. K. m. 19)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesince verilen 15.09.2008 tarih ve 2007/316-2008/308 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, Türkiye'nin değişik bölgelerinde askeri birliklerde subay olarak görev yaptığını, görev yaptığı yerlerde gördüğü usulsüzlük ve yolsuzluklarla mücadele ettiğini, bu yüzden dayanaksız cezalara çarptırıldığını, kendisine yaşatılan sorunlar nedeniyle ve içine düştüğü bunalım sonucunda emekli edildiğini, TSK Mehmetçik Vakfına Malüliyet Teminatını almak için 22.03.2004'de başvuruda bulunduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından evraklarının incelenmesi sonucu rahatsızlığının bir kaza sonucunda oluşmadığının tespit edildiği belirtilerek Mehmetçik ferdi kaza ve maluliyet sigortası kapsamında ödenmesi gereken tazminat isteminin reddedildiğini ileri sürerek, 12.000,00 YTL.nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı isteminin 15.04.2004 tarihli yazıyla reddedildiğini, esasen talep edilen tazminatın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının maluliyete dayalı olarak davalı sigorta şirketinden poliçe kapsamında tazminatı 2004 yılında talep ettiği, davalı sigorta şirketince 15.04.2004 tarihli yazı ile hastalık sonucu oluşan maluliyetlerin teminat dışı olduğundan dolayı istemin reddedildiği, davanın TTK.nun 1268 nci maddesi hükmünce iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 08.08.2007 günü açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Mehmetçik Ferdi Kaza ve Maluliyet Sigorta Poliçesine dayalı tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile TTK.nun 1268 nci maddesi hükmü dayanak yapılarak, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir. Mahkemece, 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu'nun 19 uncu maddesi hükmünün somut olaya etkisi üzerinde durulmamış olup, dava salt TTK.nun 1268 nci maddesi dayanak yapılarak, zamanaşımı yönünden reddedilmiştir. TTK.nun 1268 nci maddesinde yer alan iki yıllık zamanaşımı süresi yanında Sigorta Murakabe Kanununun 19 uncu maddesinde yaşama ve can sigortalarında ödenmesi gereken sigorta bedeli yönünden on yıllık bir süre daha getirilmiştir. Bu hükme göre, hayat sigortalarında ödenmesi gereken paralar, ödemeyi gerektiren tarihten yani muaccel hale geldiği tarihten itibaren on yıl içerisinde hak sahiplerince aranmamış ise, bu paraların sigorta şirketlerince hak sahipleri adına ve Hazine Müsteşarlığı emrine olarak T.C. Merkez Bankasına tevdi edilecektir. Doktrinde, bu madde hükmünün uyuşmazlığın sigorta bedeline inhisar etmesi halinde, TTK.nun 1268 nci maddesindeki iki yıllık zamanaşımı süresini uzattığı görüşü hakimdir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan Sigorta Murakabe Kanunu'nun19 uncu maddesi hükmünün somut olay bakımından denetime elverişli bir şekilde tartışılması, davalının zamanaşımı definin bu bağlamda değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu bakımdan davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy