(1086 S. K. m. 275) (6762 S. K. m. 4, 5)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.06.2008 tarih ve 2004/161 - 2008/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının kusurlu çalışması sırasında müvekkiline sigortalı taşınmazda borunun patlaması ile orjinal İngiliz halısının sudan zarar gördüğünü, duvarda ve tavanda bozulmalar meydana geldiğini, sigortalı binaya sızan sular nedeniyle hasar miktarı olan 14.123.54 USD ve 6.872 USD'nin sigortalıya ödendiğin ileri sürerek, bu meblağların davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işbölümü itirazında bulunarak, davanın yetki ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu, davacı tarafından halıdaki değer kaybının talep edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2 - Dava, ticari yangın sigorta poliçesine dayalı tazminat alacağının rücuan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davalı vekilinin hasar miktarına ilişkin olarak sonuca etkili ve esaslı itiraz noktaları içeren 29.11.2007 tarihli dilekçesi üzerine ek rapor alınmış ise de, ek raporda bazı itiraz noktaları hiç karşılanmadığı gibi, değerlendirilen itiraz noktaları üzerinde de yeterince durulmamış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporu esasen hüküm kurmaya ve bu hükmü denetlemeye elverişli nitelikte de değildir.
O halde, mahkemece, HUMK'nun 275. vd. maddeleri uyarınca hasar miktarı konusunda hükme esas alınan ek raporu ve poliçe özel koşullarını da değerlendiren, ekspertiz raporu ile arasındaki çelişkiyi gideren ve denetime elverişli başka bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, iddia ve savunma noktalarını yeterince aydınlatmayan ve denetime elverişli bulunmayan yetersiz ek rapora dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3 - Öte yandan, taraflar tacir olup, uyuşmazlık sigorta hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda, taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'nun 4. maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olup, ticari davalara ise, TTK'nun 5/2. maddesi gereğince ticaret mahkemelerinde bakılır. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan iş bu davada davalı vekilinin iş bölümü itirazının süresinde yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile reddi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle dahi bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy