(818 S. K. m. 60) (1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.06.2007 gün ve 2007/243 - 2007/247 sayılı kararı onayan Dairenin 02.02.2009 gün ve 2007/11185 - 2009/1130 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı Hantelm Kablo A.Ş.nin müvekkilinden aldığı ihalenin teminatını oluşturan teminat mektubunun, anılan şirketin taahhüdünün ifa edildiği iddiasıyla davalı bankaca alınan tedbir kararı ile ödemesinin durdurulduğunu ve tedbir kararından sonra bankaca açılan davanın reddedilerek kesinleştiğini ve teminat mektubu bedeli olan 102.399 USDnin 09.10.2001 tarihinde 165.053.344.200.-TL olarak nakde çevrilip ödendiğini, oysa nakde tahvilin 12.06.1996 tarihinde istendiğini, orada geçen zaman süresi içinde davacının 630.390.724.608.-TL TCMB kısa vadeli avans faizi tutarından zararı oluştuğunu ileri sürerek bu tutarın TCMB kısa vadeli avans oranı üzerinden faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, ihtiyati tedbir nedeniyle açılan tazminat davasından BKnun 60. maddesi gereğince 1 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, tedbir kararının teminatla alındığının ve davacının teminat dışında bir zararının olmadığını keyfi olarak teminat mektubu bedelinin ödenmemesinin söz konusu olmadığını, kaldı ki teminat mektubu bedelinin ödeme tarihindeki kura göre TL olarak ödendiğinden davacının enflasyon nedeniyle zarar değil kazancının olduğunu bir zarar olsa dahi bunun tedbir kararını uygulandığı tarih ile ödeme tarihleri arasındaki zaman süresi için oluşan zarardan ibaret olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın teminat mektubunun isteme rağmen paraya çevrilmemesi ve haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararın haksız eylem sonucu oluştuğu gözetildiğinde haksız eylemin sona erdiği tarih olan 30.05.2001 tarihinden itibaren faiz istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 32.493.556.069.-TLnın 30.05.2001 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce Mahkemece haksız ihtiyati haciz nedeniyle uğranılan zararın hesaplanması sırasında ihtiyati tedbir kararının uygulanma tarihi olan 09.04.1999 ile esas hakkında karar verilmesi tarihi olan 03.05.2001 tarihi arasındaki dönemin esas alınacağı belirtilmiş ise de, hesaplama sırasında 09.04.1999 - 30.05.2001 tarihi arasındaki dönem için hesaplama yapılması yerinde olmadığı gibi, faiz başlangıcının hükümde ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığı tarih olan 03.05.2001 yerine 30.05.2001 tarihi olarak kabul edilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. gerekçesiyle bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulü ile, 30.946,80 YTLnın 30.05.2001 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMKnun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMKnun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 32,30 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 170,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 07.07.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy