(6762 S. K. m. 1266, 1322)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25.09.2008 tarih ve 2007/833-2008/543 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafından yatırımlı hayat sigorta poliçesiyle sigortalandığını, poliçenin ekinde iyileştirme tazminatları klozu ile kalp krizi ve ameliyatı gerektirir koroner damar hastalığını da içeren altı ayrı hastalık nedeni ile 27.651.597.000. TL için tedavi gideri teminatı verildiğini, davacının kalp damarındaki % 95 tıkanma nedeni ile damarına stent takıldığının ve 5.149.000.000. TL tedavi gideri faturası düzenlendiğini, ancak tedavi giderinin davalı sigorta şirketi tarafından ödenmediğini ileri sürerek, poliçe hükmü uyarınca kabul edilen 27.651.597.000. TL teminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davacının gördüğü tedavinin teminat kapsamında bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının kalp krizi geçirdiğinin kanıtlanmadığı, davacının bir damarında %90 daralma olması sonucu balonla genişletilerek stent takıldığı, bunun ameliyat olmadığı, ameliyata alternatif bir çözüm niteliğinde bulunduğu, diğer damarında ise %20-30 bir daralmanın olduğu, ameliyat yapılmadığı gibi stent de takılmadığı, ameliyat olmadığı, özel şartların 2. maddesinde iki veya daha fazla kalp damarının açılması için gereken ameliyatın yapılmış olması koşulunun gerçekleşmediği, tedavinin iyileştirme klozu özel şartlar kapsamında yer almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy