(1086 S. K. m. 286) (6762 S. K. m. 1278)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2001/1900-2008/627 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 5.4.2011 gününde davacı avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait THALASSA-U isimli teknenin davalı sigorta şirketine Tekne Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, teknenin dava dışı R... Dış Tic. Ltd. Şti.'ne kiralandığını, kiralamanın davalıya bildirildiğini, teknenin kiracı kullanımında iken kaçak çayla yakalandığını ve müsadere edildiğini, davalıya çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, sigorta bedeli 80.000 USD.'nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile asıl isteme ek olarak fer'i nitelikte istemde bulunmuştur.
Davalı vekili, kanunla yasak edilmiş yada ahlaka aykırı fiillerden doğabilecek bir zarara karşı sigortanın yapılamayacağını, kasıtlı zararlarında sigortalanamayacağını, davacı sigortalının teknenin kaçakçılık suçunda kullanılacağını anlayınca zeyilname ile tekneyi teminat altına aldırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Türk Tekne Sigortası Genel Şartlarında fiili işleyene bakılmaksızın müsadereden kaynaklanan zararın sigorta kapsamında olmadığına dair bir düzenlemenin bulunmadığı, istisna klozlarında da böyle bir hükmün olmadığı, mevcut halin tam ziya kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Tekne Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, esas itibariyle davacının teknesini kiraladığı dava dışı R... Dış Tic. Ltd. Şti'nin tekneyi kaçakçılık suçunda kullanması sebebiyle açılan ceza davası sonucunda teknenin müsadere edilmesi sebebiyle sigorta bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsil edilip edilemeyeceği üzerinde toplanmaktadır. Davacı, kiracının işlediği kaçakçılık suçu sonucu mahkemece tekne hakkında verilen müsadere kararının sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğunu iddia etmiş, davalı sigorta şirketi de Türk Tekne Sigortası Genel hükümleri uyarınca rizikonun teminat harici olduğunu savunmuştur.
Dava konusu olayda, davacıya ait THALASSA-U isimli tekne 5.7.2001-2002 tarihleri arasında tekne sigorta poliçesi ile 80.000 USD. sigorta bedeli ile sigortalanmış, daha sonra 13.8.2001 tarihinde düzenlenen zeyilname ile kiracı dava dışı R... Dış Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirilmiştir. Poliçe ön yüzünde İnstitute Yatch Clauses CL 328, CL 329 ve CL 326 numaralı klozların poliçenin eki olduğunun poliçeye kayıtlandırdığı görülmüştür. Türk Tekne Sigortası Genel Şartları C.7. Özel şartlar başlıklı maddesi uyarınca genel şartlara aykırı olmamak kaydıyla özel şartlar konulabilir ve bu özel şartlar genel şartlara göre öncelikli uygulanır. Mahkemece verilen kararda poliçede yer alan CL 328 klozu değerlendirilmiş ise de, diğer CL 329 ve CL 326 numaralı klozları tartışılmadan ve davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına dair alınan rapora itibar edilmeyerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, H.U.M.K.'nun 286 ncı maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (H.U.M.K. 283. madde) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (H.U.M.K.284. madde) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hakimin olayın özel ve teknik inceleme gerektirdiği gerekçesiyle bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın çözümünün hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez. Bu itibarla mahkemece, davaya konu tekne sigorta poliçesinde yer alan İnstitute Yatch Clauses CL 328, CL 329 ve CL 326 numaralı klozların Türkçe tercümesi dosyaya celbedilerek aralarında tekne sigortası konusunda uzman sektörden bir bilirkişinin olduğu heyete dosyanın tevdi ile poliçede yazılı tüm klozları değerlendirir rapor alınmak ve T.T.K.'nun 1278. maddesi hükmü de göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 06.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy