(1086 S. K. m. 73, 388) (818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 24.03.2008 tarih ve 2004/355 - 2008/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile Ulusoy Koli. Şti. A. O. U. ve Ortakları vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.03.2008 gününde davacı avukatı İ. K. E. gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosya sı için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki
dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalının işleteni bulunduğu araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerin murisleri ve yakınları E. T. ve M. A. T.nin meydana gelen kazada öldüklerini, araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, maddi ve manevi zararlarının doğduğunu ileri sürerek, dilekçede açıklanan şekilde toplam 152.500.000.000.-TL manevi ve şimdilik 900.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari (olmazsa yasal) faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ulusoy Sey. Nak. ve Tic. A.Ş vekili, kazaya neden olan aracın müvekkiline ve müvekkilinin grubu bulunduğu diğer şirketlere ait olmadığını, işleten sıfatının bulunmadığını, davacıların yakınlarına bilet de satmadıklarını belirterek husumet itirazında bulunmuş, esas yönünden de davanın reddini istemiştir.
Davalı Ulusoy Koli. Şirk. A. O. U. ve Ort. vekili, maddi hata iddiasıyla dava dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilemeyeceğini, ıslahla bile davanın tarafının değiştirilemeyeceğini, trafik ve koltuk sigortacılarınca zararın tazmin edildiğini, istemlerin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ceza dosyasında aracı işleten firmadan Ulusoy olarak bahsedildiği, dava dilekçesinde belirtilen davalı şirket ile aracı işleten Ulusoy Koll. Şti. A. O. U. ve Ortakları firmasının unvan, marka ve logosunun aynı olduğu, maddi hatanın her zaman düzeltilebileceği, davaya Ulusoy Koll. Şti. A. O. U. ve Ortakları firmasına karşı devam edildiği, davacılardan İ. T. ve B. T.nin destek zararlarının belirlendiği, davadan önce dava dışı sigortacılar tarafından bu zararlarının fazladan tazmin edildiği, diğer davacıların destek zararlarının ispat edilemediği, tüm davacıların manevi zararlarının doğduğu gerekçesiyle davalı Ulusoy Sey. ve Nak. A.Ş hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı Ulusoy Koll. Şti. A. O. U. ve Ortaklarından tahsiline, maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile Ulusoy Koll. Şti. A. O. U. ve Ortakları vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat
istemine ilişkindir.
Mahkemece Ulusoy Koll. Şti. A. O. U. ve Ortakları hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Davacıların yakınlarının bu şirketin işleteni olduğu otobüste yolculuk yaparken meydana gelen kaza sonucu öldükleri hususu çekişmesizdir. Ancak, dava, işleten sıfatıyla ayrı tüzel kişiliği bulunan Ulusoy Sey. ve Nak. A.Ş. aleyhine açılmıştır. Bu tüzel kişiliğin husumet itirazı sonrasında davacılar vekili unvandaki benzerlik nedeniyle dava açılırken yanlışlık yapıldığını açıklayarak dava dilekçesini Ulusoy Koll. Şti. A. O. U. ve Ortakları şirketine tebliğini sağlamış ve yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı şirket, anonim şirket statüsünde olup, İstanbul Ticaret Siciline kayıtlıdır. Dava dilekçesinin sonradan tebliğ edilen ve hakkında davalıymış gibi hüküm kurulan şirket ise, kollektif şirket niteliğinde bulunup, Trabzon Ticaret Siciline kayıtlıdır. Dava açılırken otobüsün işletenin belirlenmesinde yanlışlık yapılmıştır. Somut olayda maddi bir hata bulunmamaktadır. Esasen, temsilcide hata yapılması gibi bir durum da yoktur. HUMK'nun 388. maddesi uyarınca, hüküm, ancak davanın tarafları için tesis edilir. Islah yoluyla bile davanın taraflarının değiştirilmesi veya derdest davaya başka bir kişinin dahil edilmesi mümkün değildir. Bu durum karşısında, davanın Ulusoy Sey. ve Nak. A.Ş. hakkında açıldığı, temyiz eden Ulusoy Koli. Şti. A. O. U. ve Ortaklar şirketinin davada taraf olmadığı, maddi hata nedeniyle davaya dahil edilmesinin mümkün bulunmadığı dikkate alınmadan yazılı şekilde hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2 - Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin tüm, Ulusoy Koll. Şti. A. O. U. ve Ortakları vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ulusoy Koll. Şti. A. O. U. ve Ortakları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden bu şirket yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin tüm, temyiz eden Ulusoy Koll. Şti. A. O. U. ve Ortakları vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy