(1086 S. K. m. 427, 432)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 13/11/2008 tarih ve 2004/437-2008/517 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2010 gününde davacılar vekili Av. Mustafa Beyazıt ile davalı vekili Av. Veli Atatekin geldiler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı şirkete ait payların müvekkillerince 22.05.1991 tarihli devir sözleşmesiyle (15.000.000.000) TL karşılığında devredildiğini, şirketin 01.07.1991 tarihine kadar olan tüm borçlarının müvekkillerince ödeneceğinin kararlaştırıldığını, devir bedelinin (250.000.000) TLnin bu nedenle teminat olarak tutulduğunu ve müvekkillerine ödenmediğini, davalının bu tutardan hiçbir ödeme yapmadığı halde halen anılan meblağı teminat olarak alıkoyduğunu ileri sürerek, (250.000.000) TLnin 01.07.1991 tarihindeki kur karşılığı olan (120.000) DM'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz'e ait 19.12.2003 tarihli ilama dayanılarak, (250.000.00) TLnin davalı şirket uhdesinde olduğu ve bu meblağdan davacıların borçlarına mahsuben ödeme yapıldığının ispatlanamadığı, davacıların döviz talebinin yerinde olmadığı ve taleplerini (55.483.633.333) TL'na ıslah ettikleri, davalı şirketin temerrüde düşürüldüğünün de ispatlanamadığı ve davalı tarafın yemin teklif etmediğini bildirdiği gerekçesiyle davanın (250.000.000) TL üzerinden kısmen kabulüne, anılan meblağın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile payları oranında davacılara verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HUMK'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 SK. ile değişik 427/2. maddesi uyarınca miktar veya değeri (1.250) YTLni geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 13.11.2008 hüküm tarihi itibariyle kesindir. Bu durumda (250) YTL üzerinden davanın kabulüne dair verilen karar, anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı cihetle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının HUMK.'nun 432/4. maddesi uyarınca miktar yönünden reddine, (2) no'lu bentte açılanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 25.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy