(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2007/161 - 2008/363 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2011 gününde taraf vekilleri tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Bilir tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatife 48.000 Alman markı ödeyerek bir daire satın aldığını satın alınan dairenin davalı tarafından davacıya teslim edilmemesi üzerine ödenen 48.000 DM'nin tahsili için Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/689- 2005/219 sayılı dosyası ile açılan davanın davacının kooperatif üyesi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve o tarihte davacının üyelikten istifasının bulunmadığı gerekçesiyle reddolunduğunu ve kararın kesinleştiğini, bu arada davacının noterden çektiği ihtar ile üyelikten istifa ettiğini ve paranın tarafına iadesi için yaptığı icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın esasen müvekkili kooperatife ödemediği bir parayı Müvekkili kooperatiften istemekte olduğunu, davacının başından beri anahtar teslimi daire talebinin altında yatan gerçeğin esas itibariyle davacı ile müteahhit A. G.'in anahtar teslimi bir daire satın almak için anlaşma yaptıklarını, bu anlaşma kapsamında davacının müteahhide ödeme yaptığını, A. G.'in bu süreçte iflas ettiğini ve taahhüdünü yerine getiremediğini, bu dönemde kooperatifin müteahhitliğini yaptığı için davacıya buradan bir daire vererek borcunu ödeyeceğini söylediğini, esasen bu aşamaya kadar ve bu aşamadan sonra davacı ile müvekkili kooperatif arasında hiçbir şekilde para alışverişinin olmadığını, davacının talepte bulunacağı kişinin A. G. olduğunu, 14.09.2003 tarihli genel kurulun 9. maddesinde davacı A. K.'ün ödemediği bir paranın ödenmiş gibi gösterilerek kooperatifin zarara uğratıldığını, bu nedenle yönetim kurulunun 48.000 DM ödendiğine dair alınan kararın iptaline karar verildiğini, alınan kararların hukuken geçerli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatife 48.000-DM. ödeme yaptığı, kooperatif üyeliği sırasında davalı kooperatife ödediği bu tutarları üyelikten istifası nedeniyle talep hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Sivas 1. İcra Müdürlüğü'nün 2007/1657 esas sayılı takip dosyasından davalının 47.432,32 YTL asıl alacak ile 3.011,95 YTL işlemiş faiz toplamı 50.444,27 YTL tutara yaptığı itirazın iptaline, hükmedilen tutar üzerinden hesaplanan %40 inkar tazminatı olan 20.177,70 YTL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava, davalı kooperatif ortaklığından çıkma payı alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davalı kooperatifin 02.07.2005 tarihli yönetim kurulu kararında davacının 48.00 DM ödediği belirtildiğinden bu miktar üzerinden çıkma payı hesap edilmiştir. Oysa mahkemece alınan 10.04.2008 ve 22.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda davacının kooperatife 48.000 DM. ödediğine ilişkin kooperatifin karar defterinde yönetim kurulu kararı dışında herhangi bir belge ve kayıtın bulunmadığı tesbit edilmiş, buna karşılık üye aidat defterinde 18.6.1998 tarihinde 18.500 DM. ve 02.07.2001 tarihinde 10.000 DM olmak üzere toplam 28.500 DM ödeme yaptığının tesbit edildiği belirtilmiştir. Davacı tarafından bu davadan önce açılan Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/689-2005/219 sayılı dosyasında 10.09.2003 tarihli keşifte ve 29.04.2004 tarihli beyan dilekçesinde davalı vekili de davacının kooperatife toplam 28.500 DM ödediğini kabul etmiştir. Ayrıca davalı vekili 02.07.2001 tarihli kararı alan yönetim kurulu aleyhine Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/360 esas sayılı dosyasında dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davacının davalı kooperatife yaptığı ödemenin 18.6.1998 tarihinde 18.500 DM ve 02.07.2001 tarihinde 10.000 DM olmak üzere toplam 28.500 DM olduğu dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2 - Ayrıca, mahkemece davacının alacak miktarının tespiti amacıyla görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda davacının davalı kooperatife ödediği toplam (28.500) DM, 25.07.2006 tarihi itibariyle TL'na çevrilmiştir. Oysa davalı kooperatifin 14.09.2003 tarihli genel kurul toplantısında ortakların döviz cinsinden ödemelerinin ödeme tarihleri itibariyle TL'na çevrilmesine karar verilmiştir. O halde mahkemece de davacının yaptığı ödemelerinin ödeme tarihleri itibariyle TL'na çevrilmesi gereklidir. Ayrıca davacı vekilince sunulan 05.04.2007 tarihli icra takip talebinde, 28.06.2006 tarihi itibariyle TL'na çevrilmesi ve bulunan meblağa da 28.06.2006 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması talep edilmiştir. Davacının bu talebiyle bağlı olacağı da tabiidir.
Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle davacının 18.6.1998 tarihinde 18.500 DM ve 02.07.2001 tarihinde 10.000 DM olmak üzere toplam 28.500 DM tutarındaki ödemelerinin anılan ödeme tarihleri itibariyle TL'na çevrilmesi, bulunan meblağ ile davacının icra takibinde talep ettiği 28.06.2006 tarihi itibariyle kur karşılığı olarak hesapladığı miktardan hangisi kooperatifin lehine ise o meblağın hesaplamaya esas alınması, daha sonra kooperatif lehine olan meblağa her halükarda 28.06.2006 tarihinden itibaren 05.04.2007 icra takip tarihine kadar yasal faiz uygulanması ve sonuçta bulunacak asıl alacak ve faiz alacağı üzerinden, asıl alacak miktarına icra takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü kararın davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2011 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy