(6762 S. K. m. 329, 405)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2008/215-2008/597 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.5.2011 gününde davacı avukatı Ayça Aktolga ile davalı avukatı Süleyman Yılmaz gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Yimpaş Grubu yöneticileri tarafından yatırılan paranın istendiği an geri ödeneceği ve yüksek oranlarda faiz verileceği vaadinde bulunulması üzerine müvekkilinden Yimpaş Holding Anonim Şirketi Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi ibareli bir belge karşılığında 71.500 DM tahsil edildiğini, müvekkilinin ödediği parayı geri almak istediğinde ise ödeneceği sözü verilmesine rağmen paranın ödenmediğini, davalıların yasalara aykırı şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini ve bu faaliyetlerini geçerli bir hisse senedi satımı yapılmış gibi göstermeye çalıştıklarını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkiline hisse senedi teslim edilmediğini, şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını ve gerçeği yansıtmadığını, şirket yöneticisi davalı D. U.'ın da diğer davalılar ile birlikte müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin yatırdığı para karşılığı kendisine verilen vaatlerin yerine getirilmemesi sebebiyle davalıların sebepsiz olarak zenginleştiklerini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne ve müvekkilinden tahsil edilen toplam 71.500 DM karşılığı (37.000 Euro) 71.247,20 YTL'nin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkili Yimpaş Holding A.Ş. 'nin ortaklar pay defterinde kayıtlı ortağı olup, bu şirkette halen nominal bedeli 1.000.000 TL olan 143 adet hisseye sahip olduğunu, davacının diğer müvekkili şirket Yimpaş Yozgat İht. Mad. Paz. A.Ş. 'nde ise herhangi bir ortaklığının bulunmadığını, TTKnun 405/2 ve 329 uncu maddeleri uyarınca ortakların sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini ve anonim şirketlerin kendi hisselerini temellük sonucunu doğuracak işlemler yapamayacağını, müvekkili D. U. hakkında açılan davanın da yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı Yimpaş Holding A.Ş. 'nde hissesinin bulunduğu, TTKnun 405/2. maddesinde pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerinin düzenlendiği, bu sebeple davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı yönetim kurulu başkanı D. U. ın ise şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut bulunmadığı, davacının davalı Yimpaş Yozgat İht. Mad. Paz. A.Ş. 'nde ise hissesinin olmadığı gerekçesiyle davalı Yimpaş Holding A.Ş. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar Yimpaş Yozgat İht. Mad. Paz. A.Ş. ve D. U. hakkında açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTKnun 329 ve 405 inci maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
Somut olayda davacı, Yimpaş Holding Anonim Şirketi Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi ibareli bir belge karşılığında 71.500 DM tahsil edildiğini, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olunmadığını iddia etmektedir. Davalılar tarafından yapılan savunmada davacının Yimpaş Holding A.Ş. 'nin ortağı olup, bu şirkette halen nominal değeri 1.000.000 TL olan 143 adet hissesinin bulunduğu bildirilmiş, Takasbank'tan gelen yazıda da aynı hususlar belirtilmiştir.
Öte yandan, Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank'ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarda açıklanan çelişkili durumu karşısında anılan hisse senetlerinden mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında çoğun içinde az da vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy