(5464 S. K. m. 17, 20)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04/04/2008 gün ve 2007/447-2008/175 s. kararın Yargıtay'catetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. G. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kredi kartı borçlusu Y. B.'nın kart borcunu ödememesi sebebiyle gönderilen ihtarnamenin borçlunun vefat etmesi sebebiyle iade edilmesi üzerine borçlu mirasçıları hakkında icra takibi yapıldığını, borçlu mirasçılarının mirası reddettiklerine dair ilamın ibrazı ile icra takibinin durduğunu, kredi kartı borçlusuna ilişkin ekstre ve slip aslı incelendiğinde imzanın borçlu Yavuz imzası ile uyuşmadığının anlaşıldığını, davalının kimlik tespiti yapma zorunluluğunu yerine getirmeyerek başka bir kişinin kredi kartını kullanmasına imkan tanıdığı ve bu suretle müvekkilinin zararına yol açıldığını, doğan borçtan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 9.900,00 YTLnin 14.04.2006 harcama gününden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının Isparta olması sebebiyle davaya Isparta Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılması gerektiğini, borçlu Y. B.'ya ilişkin kredi kartının bu şahsın çalışanı M. T. tarafından kullanıldığını, sliplerdeki imzanın bu kişiye ilişkin olduğunu, M. T.'ün bu kullanımından önce borçlu Y. ile cep telefonu ile görüşmek suretiyle icazet alındığını, kredi kartı işlemlerinin borçlu kredi kartı sahibi Y.'un bilgisi dahilinde yapıldığını, borçlu Y.'un bu işlemin yapılmasından sonra öldüğünü, ölümünden önce bu işlem sebebiyle bankaya veya başka şikayet mercilerine bir itirazının olmadığını, banka tarafından yüksek meblağlı bir harcama için kredi kartı borçlusunun teyidinin alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve bütün dosya kapsamına göre, dava konusu kredi kartı harcama işleminin 5464 S. Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 20. maddesinde belirtilen şifre ve benzeri yöntem dışında kart hamilinin imzası ile kabulünü gerektiren bir işlem olduğu, anılan Yasanın 17/2 fıkrası uyarınca üye işyerinin kartın geçerliliği ve kimlik belgesi ibrazını talep ederek kart üzerindeki bilgiler ile kimlik bilgilerini karşılaştırarak kontrol etmesi gerektiği, aksi durumda doğan zararlardan sorumlu olacaklarının belirtildiği, dava konusu işlemde kartın hamili dışında başka bir kişi tarafından kullanıldığı ve hamil adına imzalandığının davalı vekilince cevap dilekçesinde açıklandığı, ayrıca dava konusu kart ile yapılan satışa konu fatura veya satış fişinin ibraz edilmediği, bu halde davalı üye işyerine ödenerek, dava dışı kart hamili ölü Y. B.'nın kredi kartı hesabına 14.04.2006 gününde borç yazılan ve tahsil edilemediği için banka zararını oluşturan 9.900 YTLden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.900,00 YTLnin dava gününden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kredi kartı borcunun kart hamilinin ölümü ve mirasçılarının mirası reddi sebebiyle tahsil edilememesi üzerine 5464 s.Kanun hükümleri uyarınca üye işyerinden tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, 5464 s. Yasanın 17/2. maddesi uyarınca banka zararını oluşturan 9.900,00 YTLden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu alışveriş 14.04.2006 gününde gerçekleşmiş olup ölümünden önce kart hamilinin, ölümünden sonra da mirasçılarının böyle bir alışverişin kart hamilinin bilgisi dışında yapılıp borç bulunmadığı yönünde itirazları dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Davacı bankanın zararı, davalı üye işyerinin 5464 s. Yasanın 17/2. maddesinde düzenlenen yükümlülüklerini ihlalden doğmayıp kart hamilinin borcu ödemeden ölmesi ve mirasçılarının da mirası reddi sebebiyle doğmuştur. Mahkemece bu husus üzerinde durulmadan davalı üye işyerinin sorumlu olduğu gerekçesiyle yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy