(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.12.2008 tarih ve 2008/41 - 2008/893 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2011 gününde davacı avukatı A. A. ile davalı avukatı S. B. gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi M. L. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kredi borçlularının teminat olarak verdiği 58.380.000.000.-TL toplam bedelli 14 adet çekin ibrazında karşılıksız olduğunun anlaşıldığını, keşideci aleyhine girişilen icra takiplerinin borçlu M. K.'un borcu ve imzaya itirazı nedeniyle icra Tetkik Mercii'nce iptal edildiğini, davalı bankanın çek karnesi verirken basiretli bir tacir gibi davranmadığını bu yüzden müvekkilinin çek bedeli, faiz ve yargılama giderleri nedeniyle zararı olduğunu ileri sürerek, 131.127.657.500.-TL zararın (çek bedeli tutarı 58.380.000.000 - TL'nin dava tarihinden itibaren % 180 faiz yürütülmek üzere) davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kanun ile ilgili mevzuata uygun olarak keşideci adına çek hesabı açıp çek karnesi verdiğini, keşideci ve cirantalar hakkında tüm hukuki yolları tüketmeden doğrudan müvekkili aleyhine dava açılamayacağını, davacının da yüklü miktarda aldığı çekler için yeterli araştırma yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davalı bankanın çek karnesi verirken üzerine düşen yasal ve hukuki yükümlülüğünü ihlal ettiği, aynı şekilde davacı bankanın da bu çekleri kullandırdığı yüklü miktardaki kredilerin teminatı olarak alırken çeklerin sağlığı konusunda yeterli araştırma yapmadığından müterafik kusurlu olduğu, bozma ilamlarının kapsamı gözetildiğinde, davalının % 70 oranında ve davacının da % 30 oranında kusurlu olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu, davalının tüm zarar miktarından kusuruna göre düşen miktar olan 40.866,00 YTL'ye çeklerin ayrı ayrı ibraz tarihleri itibariyle faiz oranı uygulanması ve aynı şekilde icra masrafları olan 487,06 YTL ve yargılama giderleri (dava masrafları) olan 23,56 YTL'ye de yapıldıkları tarihlere göre ayrı ayrı faiz oranı uygulanmak gerektiği gerekçesiyle davanın bir kez daha kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Davacı vekilinin temyizine gelince: davacı vekili dava dilekçesinde çeklerin ibraz tarihinden itibaren dava tarihine kadar işlemiş faizi ve çeklerin tahsili amacıyla girişilen icra takibi ve yargılama giderlerini talep etmiş, 13.05.2005 tarihli dilekçesinde de bu istemini açıklayarak yenilemiş olup, dava tarihine kadar harçlandırılmış olan işlemiş faiz miktarı da esas alınmak suretiyle mahkemece davacı açısından masraf ve vekalet ücretinin tayin ve takdir edilmesi gereğinin gözardı edilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafın (1997/7335 Esas sayılı takip dosyası) için yapmış olduğu masraf 48.58 YTL olarak belirlendiği halde hükümde 45,58 YTL olarak gösterilmesi doğru olmadığı gibi yine davacı tarafın yapmış olduğu masraflardan olan 56,30 YTL'na 24.11.1997 tarihi yerine 24.11.2008 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi de keza doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.897,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 31.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy