(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.04.2008 tarih ve 2006/449-2008/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N
A
. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan E
Taşıt Kiralama A.Şnin dava dışı R
W
. firmasının Türkiye ana lisansörü olduğunu, bu firmanın acentesi olan davalı Ayna Ltd. Şti ile müvekkili arasında sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye göre, Reality World markasını kullanan bir şubenin müvekkilince Bursada açılması yönünde ön anlaşmaya varıldığını, 5 yıllık isim kullanma bedeli olarak kararlaştırılan 14.322 USDden 4.500 USDnin peşinat olarak ödendiğini ancak sözleşmede öngörülen sürede davalı asıl lisans sözleşmesi imzalanmadığından ödenen peşinatın yine sözleşme hükmüne göre iadesinin gerektiğini ileri sürerek, anılan meblağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı A
Ltd. Şti vekili, franchising sözleşmesinin gerçekleştiğini, davacını isim hakkını kullanmaya başladığını ve davada istenilen 4.500 USDnin Reality World firmasına teslim edildiğinden müvekkilinden istenemeyeceğini ve müvekkilinin davalı asil sıfatı verilen firmanın acentesi olmadığından husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca süresinde alt lisans sözleşmesinin imzalanmaması nedeniyle davacı tarafça ödenen peşinatın iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava, franchising sözleşmesi uyarınca ödenen peşinatın istirdadı istemine ilişkindir.
Davacıyla A
Emlak Ltd. Şti arasında imzalanan 06.12.2005 tarihli önsözleşme isimli belgeye istinaden davacı tarafın 4.500,00 USD ödeme yapıldığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Ancak mahkemece, davada tarafların sıfatlarının ve bu ödemenin kimin uhdesinde kaldığının tespiti yapılmamıştır. Zira, dava dilekçesinde asıl davalı olarak E
Taşıt Kiralama A.Ş gösterilmiş ve bu firmaya izafeten A
Emlak Ltd. Şti aleyhine dava açılmıştır. Mahkemece hüküm fıkrasında ise dava konusu edilen alacağın Emlak Taşıt Kiralama AŞden tahsili yönünde karar verilmiştir.
Oysa dosya içeriğine göre, E
Taşıt Kiralama A.Şnin acentesinin A
Emlak Ltd. Şti olduğuna dair bir belge bulunmaktadır. Bu durumda A
Emlak Ltd. Ştine ödenen bir paranın istirdadı için E
Taşıt Kiralama AŞ aleyhine dava açılması doğru olmadığı gibi, acentesi, vekili ya da bizzat kendisince asaleten imzasının bulunmadığı bir sözleşme nedeniyle E
Taşıt Kiralama AŞ aleyhine mahkemece hüküm kurulmasının gerekçesinin açıklanmaması da yerinde olmadığından eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy