(2004 S. K. m. 257, 258, 260, 265) (5411 S. K. m. 134, Geç. m. 13)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.10.2008 gün ve 2007/146-2007/146 sayılı kararı bozan Daire'nin 20.02.2009 gün ve 2009/107-2009/1909 sayılı kararı aleyhinde Hüseyin U. ve Refika D. vd. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı vekili, müvekkili banka tarafından dava dışı M. Narenciye Ltd. Şti.ne 17.12.1996 genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, Ahmet S. ve Nedir D.'in de iş bu kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, borçlu şirket ve kefillerin anılan kredi sözleşmesinden doğan borçlarını ödemediklerini, müvekkili bankanın alacaklarının tahsilinde Fon ve Hazine alacaklarına ilişkin bankalar kanunu hükümlerinin uygulandığını, davalıların kredi borçlusu firma ve kefilleri ile fiili ve organik bağ içerisinde olduklarının tespit edildiğini ileri sürerek, 5411 sayılı Bankalar Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca davalıların adlarına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına karşı bir kısım davalılar vekilleri yaptıkları itirazlarında, davacının davasına dayanak yaptığı tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak sorumlu kılma teorisinin şartlarının müvekkilleri açısından gerçekleşmediğini, olayda 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun uygulanma olanağının olmadığını, müvekkillerinin davacıya kredi borcu olan şirket ve kefilleriyle herhangi bir ticari bağlarının bulunmadığını, ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli şartların oluşmadığını ileri sürerek, müvekkilleri aleyhine konulan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin İİK.'nun 265. maddesinde tahdidi olarak sayıldığı, davalıların itirazlarının tahdidi olarak sayılan bu sebeplerin hiçbirine dayanmadığı gerekçesiyle ihtiyati hacze vaki itirazın reddine karar verilmiş, kararın davalılardan A. Sun Dış Tic. Ltd. Şti., SabihY., Bünyamin Y., M. Nak. Paz. Ltd. Şti., Tuncay ve Vedat Y. vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 20.02.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı itiraz eden borçlular yararına bozulmuştur.
Hüseyin U. ve Refika D. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı düzeltme talep eden davalılar Refika D. ve Hüseyin U. vekiline 17.12.2008 günü tebliğ edilmiş olup, karar aynı vekil tarafından 18.12.2008 tarihinde temyiz edilmiş olup, davalılar vekilinin temyiz istemi süresinde olduğu halde anılan davalılar vekilinin temyiz isteminin Dairemiz tarafından incelenmediği anlaşıldığından, davalılar vekilinin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, borçluların yokluğunda verilen ihtiyati hacze itiraz davası olup, alacaklı Banka ihtiyati haciz istemini Bankacılık Kanunu'nun geçici 13 ncü maddesinin yollaması ile 134 ncü maddesine, perdeyi kaldırma teorisine ve dolayısıyla hile ve muvazaaya dayandırmıştır. Dosya kapsamından aleyhine ihtiyati haciz istenilen şahıs ve şirketlerin alacaklı Banka ile dava dışı kredi borçlusu M. Narenciye Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen 17.12.1996 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin tarafı olmadıkları gibi kefil veya garantör sıfatlarında da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
İİK'nun 258/1-2 nci cümlesi gereği alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri (md.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Aynı Yasa'nın 260 ncı maddesine göre de ihtiyati haczin ne gibi belgelere istinaden ve ne sebeple konulduğunun ihtiyati haciz kararında gösterilmesi gerekir.
Somut olaya gelince, mahkemece tensiple birlikte alacaklının istemi kabul edilerek İİK'nun 257 vd. maddeleri gereğince davalı-borçluların taşınır, taşınmaz, hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş ise de alacaklı Banka'nın dahi kredi sözleşmesinin tarafı olmadığını kabul ettiği davalı-borçlular yönünden esas davadaki gibi tam bir ispat aranmasa da hangi delillere dayanılarak ne sebeple ihtiyati haciz kararı verildiğine dair kararda hiçbir gerekçe ve açıklık bulunmadığı gibi davalı borçluların itirazlarının reddine dair verilen kararda da, alacağın varlığına mahkemece kanaat getirilmesinin yeterli olduğu belirtilmekle birlikte davalı-borçlular yönünden İİK'nun 258 nci maddesinde gösterildiği üzere borcun varlığına kanaat getirmeye yeterli delillerin neler olduğu, hangi delilere dayalı olarak bu borçtan davalıların sorumlu bulunduğuna kanaat getirildiği de; gösterilmemiştir.
Ayrıca davalı borçlular ihtiyati haciz kararına, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 13 ncü maddenin atfı ile 134 ncü maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı, tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak sorumlu kılma teorisinin kendileri açısından gerçekleşmediğini beyanla itirazda bulunmalarına ve davalı borçluların bu itirazları İİK'nun 265 nci maddesinde gösterilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere ilişkin olmakla mahkemenin, borçluların itirazlarının İİK'nun 265 nci maddesinde sayılan sebeplerden olmadığına yönelik gerekçesi de yerinde bulunmadığından mahkemece, bütün bu hususlar değerlendirilmeden davalı-borçluların itirazlarının reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Refika D. ve Hüseyin U. vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile bu davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Refika D. ve Hüseyin U. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcın isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 29.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy