(1163 S. K. m. 17, 23) (1086 S. K. m. 427) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.2.2009 tarih ve 2008/123-2009/39 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi tarafların vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Duygu Süzer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif ortaklığından 21.2.2006 tarihinde istifa ettiğini, Yönetim Kurulunun 15.3.2006 tarihli kararı ile istifanın kabul edildiğini, bu tarihe kadar kooperatife ödemiş olduğu 13.027,75 TL'nin geri ödenmesi için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatifte 165 m2 konut tipinde daireye ortak iken ortaklıktan istifa ettiğini, davacının ödediği aidat toplamının 13.027,00 TL olduğunu, Kooperatifler Kanunun 17. ve 23. maddeleri gereğince, ayrılan ortağa ayrıldığı yıl sonu bilançosuna ve cari hesabına göre kendisine düşecek zarar ve masrafları hesaplandıktan sonra payına düşen miktarın talep edilebileceğini, kooperatifin zararda olması sebebiyle davacıya düşen zararın talepten fazla olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 23.6.2006 tarihli genel kurulda kabul edilen bilançoya göre davacının hissesine isabet eden asıl alacak miktarı 1.215,00 TL, işlemiş yasal faiz 54,60 TL olmak üzere toplam 1.269,60 TL'den ibaret bulunduğu, bu alacağın 24.7.2007 tarihinde muaccel olduğu gerekçesiyle takibe itirazın bu miktar üzerinden iptaline ve asıl alacak üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) H.U.M.K.nun 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2009 yılı itibariyle 1.400,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 27.2.2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Somut davada mahkemece 27.2.2009 tarihinde davanın kısmen kabulüyle itirazın 1.215 TL asıl alacak ve 54.60 TL işlemiş faiz yönünden iptaline karar verilmiş olmasına göre davalı aleyhine hüküm altına alınan miktarın yukarda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-) Dava, ortaklıktan ayrılan davacının kooperatife yaptığı ödemelerin iadesi için başlattığı icra takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
1163 Sayılı Kooperatifler Yasası'nın 23. maddesi ortaklar, bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler ilkesini getirmiş bulunmaktadır. İnşa edilmiş konutlar arasında tip ve m2 yönlerinden farklılıklar olsa bile ortakların eşit şekilde kullanımı ve faydasına açık hizmetler için yapılacak genel giderler eşitlik kuralı çerçevesinde eşit olarak paylaştırır. Davalı kooperatifçe değişik büyüklüklerde konutlar yapılmış olmasına dayanılarak genel giderlere katılım payının m2 bazında hesaplanması eşitlik esasına aykırıdır.
Mahkemece, 165 m2 konut tipinde daire için ortak olan davacının genel gider payının yüksek hesaplanarak daha fazla giderden sorumlu tutulacağı düşüncesiyle sonuca ulaşılmış ise de, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesinde ayrılan ortağa, ödemiş olduğu aidatın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan genel giderlerin payına düşen kısmının mahsup edilerek ödeneceğinin belirtilmiş olmasına göre, genel giderlerin her ortağa eşit olarak paylaştırılması gerekir. Buna göre, istifayı takip eden yılın bilançosunda tespit edilen genel giderlerin toplam ortak sayısına bölünmek suretiyle davacının genel gider katılım payının hesaplanması ve mahsubu ile geri ödenecek aidatın hesaplanması gerekirken eşitlik ilkesine aykırı bir şekilde dairelerin m2 sine göre oranlama yapmak suretiyle genel gider payının hesaplandığı bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz isteminin H.U.M.K.nun 432/4. madde hükmü uyarınca REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye boşluk 2,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy