(1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.04.2009 tarih ve 2008/112-2009/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. G. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde işyeri sigorta poliçesiyle sigorta örtüsü altında bulunan işyerinin deposundaki emtiaların binanın iç tesisatındaki temiz su borusunun 28.08.2007 tarihinde patlaması sonucu hasarlandığını, hasar teminat kapsamında olmasına rağmen hasar bedelinin sigorta şirketince ödenmediğini ileri sürerek, 9.250,00 YTLnin işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu işyerinde meydana gelen hasarın yağan şiddetli yağıştan (sel-seylap) kaynaklandığını, yangın sigorta poliçesi genel şartlarına ek sözleşme ile dahil edilen dahili su klozu kapsamında olmadığından teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinin bulunduğu binanın cüzü olarak kabul edilen temiz su ana giriş fitting borusunun çatlamasından kaynaklanan su hasarının poliçe kapsamında bulunan dahili su klozu teminatı içinde kaldığı, dahili su klozunun 6. maddesinde şehir suyu şebekesinin arızası nedeniyle sebep olacağı zararların dahi teminat kapsamına alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Yargılama sırasında hasarın ne şekilde meydana geldiğini tespit açısından sigorta hukukçusu olan T. A. ve Av. L. G.den rapor alınarak hükme esas alınmıştır. Bilirkişiler raporunu hazırlarken ekspertiz raporunu esas alarak görüş bildirmişlerdir. Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bilirkişilerin sigorta hukukçusu olup heyete inşaat mühendisi dahil edilerek hasarın nedeninin tespiti gerektiğini bildirmesine rağmen bu talep mahkemece dikkate alınmadan hüküm kurulmuştur. Hasarın nedenin tespiti için aralarında inşaat mühendisi bilirkişinin de dahil edildiği yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna karar verilmesi gerekirken sigorta hukukçusu olan bilirkişi heyetinin verdiği rapor esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy