(1086 S. K. m. 163) (6100 S. K. m. 94)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08.03.2010 tarih ve 2008/112-2010/69 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Döndü Deniz Bilir tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı adına 21.7.2004 gün ve TR 2002/01774 Y nolu Extrüde Polistren Köpükten yapılmış Ahşap ve Metal Görünümlü Plastik Profil isimli faydalı modelin yenilik ve ayırt edecilik unsurundan yoksun olduğunu, bu ürünün davalının ustabaşısı dava dışı İ.K.ye ait olduğunu, buna rağmen davalının müvekkilinin ürettiği ürünler için tesbit yaptırdığını, müvekkili tarafından üretilen ürünlerin farklı olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ispat yükü kendisine düşen davacının kendisine verilen kesin mehile rağmen bilirkişi ücretini yatırmadığı, faydalı modelin davalıya değil de onun ustabaşısına ait olduğu iddiasının husumet yönünden dinlenebilir olmadığı, iddianın soyut kaldığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
HUMK. nun 163 (6100 sayılı HMK'nın 94.) ncü maddesine göre, kanunun belirlediği süreler kesin olduğu halde, hakimin tayin ettiği süreler kural olarak kesin nitelikte değildir. Hakim, belirlediği süreyi, süre geçmeden azaltıp, çoğaltabileceği gibi, süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine ikinci bir süre de verebilir. Hakim, vermiş olduğu sürenin kesin olduğuna karar vermiş ise, bu sürenin kesin olduğunun ara kararında hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık şekilde ifade edilmesi, yapılması gereken işlerin teker teker açıklanması, tayin edilen sürenin bu işlemleri yapmaya elverişli bulunması ve de süreye uymamanın sonuçlarının açıklanarak tarafların uyarılması gerekir.
Mahkemece, 03.04.2009 tarihli celsede davacı Avukatına 1500 YTL. sı bilirkişi kurulu ücretini yatırması için 15 günlük kesin mehil verilmesine denildiği halde davacının itiraz etmesine olanak tanınması için bilirkişi kimlikleri bildirilmediği gibi bilirkişilere çıkarılacak davetiye gideri de belirtilmemiştir. Anılan ara kararı, HUMK. nun 163 ncü maddesindeki unsurları içermemektedir. O halde mahkemece, yukarıda açıklandığı şekilde usulüne uygun süre veya süreler verilerek hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy