(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 39, 434) (7201 S. K. m. 35)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.02.2006 tarih ve 2003/756-2006/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve birleşen dava dilekçelerinde müvekkilinin Akbudak Tur. İnş. ve Tic. A.Ş.'nin %95 hissedarı iken şirketin iflasına karar verildiğini, iflas işlemleri devam ederken davacı ile davalılardan R. arasında iflası istenilen A.Ş. adına kayıtlı bulunan DİDİMA isimli inşaat halindeki otelin % 50 hissesinin davalı R.'e devri konusunda 12.06.2002, 30.08.2002 ve 06.01.2003 tarihli protokollerin tanzim edildiğini, anılan protokollerin amacının otelin iflas kararının kaldırılarak yeniden hayata geçirilip işletmeye açılmasını sağlamak amacıyla %50 hissenin davacı tarafından davalı R.'e devredilmesi olduğunu, anılan protokoller uyarınca davacının üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı R.'in edimlerini yerine getirmediğini, davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkilince davalı R.'e ihtarname keşide edilerek protokollerden doğan edimlerini yerine getirilmesinin istenilmesine rağmen yerine getirilmediğini bunun üzerine davacı tarafından akdin feshedildiğini ileri sürerek, 12.06.2002 ve 30.08.2002 tarihli akidlerin feshine, davalının ödemiş olduğu tüm paraların mahkemece tespit edilecek yere tevdi karşılığında davalılara yapılmış şirket hisse devirlerinin iptali ile davacı adına hükmen tesciline, 05.09.2002 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile düzeltme beyanlarına ilişkin sözleşmelerin feshine, 30.08.2002 vadeli 3.000.000 USD bedelli senet ile 03.04.2004 keşide tarihli 3.500.000.000.000 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile iptaline, tapu kayıtlarında Kalkınma Bankası lehine yer alan ticari işletme rehinleri ile ipoteklerin banka alacağının temlikname ile davalı R.'e temlik edilmiş olması nedeniyle kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Khan Sacha Bedri T. vekili, davacının ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğu Akbudak A.Ş.'nin hisselerinin %73'ünü R. T.'e, %1 hisseyi müvekkiline ve %1 hisseyi diğer davalı Nurol Arık'a devrettiğini, A.Ş.'nin 13.03.2003 tarihli TSG'de ilan edilen 09.01.2003 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve şirket anasözleşmesine eklenen kararla 30.08.2002 tarihli protokol ve ekleri ile bu tarihten önce imzalanan adi sözleşmelerin tüm içerikleri ile geçersiz sayılıp hiçbir bağlayıcılığının kalmadığını, davacının hiçbir geçerliliği kalmayan protokollere dayanarak talepte bulunamayacağını, davacının şirket ana sözleşmesi uyarınca üstlendiği edim ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı R. T. vekili, taraflar arasındaki 12.06.2002 ve 30.08.2002 tarihli protokollerin yerine 06.01.2003 tarihli protokolün imzalanıp, anasözleşme haline getirildiği, anasözleşmeye eklenen Ek 15.madde hükmü gereğince 30.08.2002 tarihli ve daha önceki yazılı anlaşmaların tümüyle iptal edildiğini, dolayısıyla iptal edilen sözleşmelere dayanarak iptal davası açılmayacağını, 06.01.2003 tarihli protokoldeki edimlerini yerine getirmeyenin esasen davacı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, taraf sıfatı yokluğundan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, tarafların aralarındaki 06.01.2003 tarihli sözleşme ile mevcut sözleşme ilişkilerini farklı bir boyuta taşıdıkları ve 09.01.2003 tarihli genel kurul toplantısında anasözleşme hükmü haline getirdikleri, buna göre taraflar arasındaki tüm eski sözleşmelerin geçersiz hale getirildiği, buna göre taraflar arasındaki eski sözleşmelerdeki borçların taraflar arasında bir anlam ifade etmeyeceği ve taraf borçlarının 06.01.2003 tarihli protokolde yer alan borçlardan ibaret olduğu, eski protokoller kapsamında düzenlenen senet ve çeklerin hükümsüz hale geldiği, teminat amaçlı temlik yoluyla % 25 payın devri yönünden ise davalı R.'in kendi kira alacağı ödenene kadar temlik konusu bölümü elinde tutabileceği, davalı R.'in şirket borcunu T.Kalkınma Bankasına ödemiş olması karşısında bankadan temlikname ile ipotekleri devralmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin kanuna karşı hile sebebiyle geçersiz bulunduğu gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüyle davaya konu gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin ve 30.08.2002 tarih ve 3.000.000 USD tutarlı bono ile 03.04.2004 tarih ve 3.500.000 YTL tutarındaki çekin iptaline, diğer istemler ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece davalılardan Khan Sacha B. T. tarafından yapılan temyiz talebinin adı geçene HUMK'nun 434. maddesine göre çıkartılan muhtıra gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ise de, adı geçen tarafından Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kanalıyla verilen temyiz dilekçesi ile birlikte 20.03.2009 tarihinde 8.280 YTL temyiz harcının yatırılmış olduğunun anlaşılmasına ve esasen muhtıranın Teb.K.'nun 35. maddesine göre tebliğinin de usulsüz bulunmasına göre yerel mahkemenin Khan Sacha B. T.'in temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına dair 15.06.2009 tarihli kararının bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılardan İ. N. A.'la ilgili davanın bu davadan tefrik edilmiş olmasına ve kendisinden tahsil edilen harcın da iade edilmiş bulunmasına göre adı geçenin temyizde hukuki yararı kalmadığından adı geçenin temyiz istemli dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki 06.01.2003 tarihli protokolün 1.maddesi uyarınca T. tarafından şirketin ihyası için taraflar arasında akdedilen ekli listedeki gayrimenkul mallar ile menkul malların, tescil masraflarının kendi uhdesinden muafiyeti koşuluyla yazılı talebin tebliğinden ve bu sözleşmenin tescil ve ilanından sonra AKBUDAK'a veya tayin edeceği kişilere devir ve teslim edileceğinin kararlaştırılmasına, anılan protokolün 09.01.2003 tarihli genel kurulda anasözleşme hükmü haline getirilip 13.03.2003 tarihinde tescil ve ilan edilmiş olmasına rağmen davacı tarafça muaccel hale gelmemiş borç için 07.03.2003 tarihinde ihtarname çekilmiş bulunmasına, anılan protokolün 4. maddesinde açıkça mecurun her hangi bir şekilde işletilememesi halinde de davacı tarafın kira parası ödeme yükümlülüğünün devam edeceğinin kararlaştırılmış bulunmasına, davadaki istemlerden bir tanesinin de otelin üzerinde bulunduğu taşınmaz kayıtları üzerindeki ticari işletme rehni ve ipoteklerin kaldırılması oluşturup, 30.08.2002 tarihli protokolün 14.maddesi hükmünün 06.01.2003 tarihli protokolde yer almamasına göre esasen kaldırılması gerekirse de, davacının sıfatı itibarıyla böyle bir talepte bulunmasına hukuken olanak bulunmamasına göre, taraflar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
4- Davaya konu bononun davadan önce davacıya bila bedel iade edildiği, çekin ise yargılama esnasında bankaya iade edildiği anlaşılmakla gerek bono ve gerekse çek için davanın konusuz kaldığının düşünülmemesi yanlış olduğu gibi, esasen 06.01.2003 tarihli protokol ve 09.01.2003 tarihli genel kurul kararıyla gayrimenkul satış vaadinin de geçersiz kaldığı davacının geçersizliği kabul edilen satış vaadi için hükümsüzlüğünün belirlenmesi ile yetinmesi gerekirken iptaline karar verilmesi de doğru olmamıştır.
5- Gerek gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ve gerekse davaya konu çek ve bononun davalılardan Khan Sacha B. T. ile bir ilgisinin bulunmaması karşısında bu istemler yönünden adı geçen davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken bu yönün düşünülmemiş olması da doğru görülmemiştir.
6- Birleşen davanın davalısı şirket hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş olmasına karşın bu davada kendisini vekille temsil ettiren Akbudak Tur.İnş.San.ve Tic.A.Ş yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da hatalı olmuştur.
7- Taraflar arasında anasözleşme hükmü haline getirilen 06.01.2003 tarihli protokolün 6. maddesi içeriğinden davacı tarafından % 25 payın teminat amaçlı olarak verildiği anlaşılmaktadır. Davalılarca gerekçesi bu yönüyle temyiz edilmeyen kararla davacı borcunun 1.400.000 USD olduğu belirlendiğinden, mahkemece tarafların söz konusu protokolle bir hesaplaşma tarzını da göstermiş olmaları nedeniyle % 25 payın anılan maddede öngörülen her bir payın 60.000 USD hesabıyla değeri belirlendikten sonra davacının borcu olan 1.400.000 USD'nin mahsubundan sonra bakiye kalacak hisselerin davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken bu hususta da yanlış değerlendirme sonucu hatalı karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan Khan Sacha B. T. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemenin 15.06.2009 tarihli temyiz isteminden vazgeçmiş sayılma dair kararının bozularak kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İ. N. A.'ın temyiz istemli dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, (3) numaralı bentte yer alan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Khan Sacha B. T., (6) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan Akbudak Turizm İnş. San. ve Tic. A.Ş, (7) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy