(6762 S. K. m. 1112, 1113, 1114, 1235, 1236)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Marmaraereğlisi Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 22/01/2009 tarih ve 2006/222-2009/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erol Kaplan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından ithal olunan hurda çelik yükünün davalı tarafça Cezayir'den Marmara Ereğlisi'ne deniz yolu ile taşındığını, yükün, alıcı müvekkiline eksik teslim edildiğini ileri sürerek, 21.215,32 USD'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki konişmento ve atıf yaptığı taşıma sözleşmesi uyarınca uyuşmazlığa bakma görevinin Londra'daki hakem heyetine ait olduğunu, uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken İngiliz hukukuna göre mevcut konişmentolar tahtında donatanın sorumluluğunun bulunmadığını, davacının eksik yük teslim edildiği gerekçesi ile tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında mutabakatla kararlaştırılan tahkime ilişkin açık bir irade birliğinin bulunmadığı, tarafları bağlayıcı olan konişmentoda, taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak ihtilafların çözümünde tahkime gidileceğinin ve tahkim mercinin açıkça belirtilmediği, konişmentonun arka yüzünde belirtilen ve ön yüzdeki çarter partiye atıf yapan ifadeyi destekler mahiyette tarihi belirli ve dosyaya sunulmuş bir taşıma sözleşmesinin de bulunmadığı, dosyaya sunulan recap başlıklı iletinin tek taraflı irade beyanını göstermesinin ötesinde, tahkim hususundaki irade birliğini göstermediği, tek başına bağlayıcılığının bulunmadığı, yük alıcısı olan Türk Şirketi'ne, Türk Limanı'nda teslim edilen mallara ilişkin sözleşmenin ifa edileceği tahliye limanının bulunduğu yer mahkemesinin görevli ve yetkili bulunduğu, konişmentoda yer alan ibarelerin somut olayda taşınan emtianın vasıflarıyla ilgili olmayıp genel nitelikte matbu ifadeler olduğu, taşıyanın teslim aldığı yükün vasıf ve miktarını kontrol yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, yükte eksiklik bulunduğu kanaati varsa sörvey yaptırarak durumu tespit etmesinin gerektiği, yükün alıcısına eksik teslim edildiğinin usulünce saptandığı, TTK'nun 1114. maddesi uyarınca yükletenin, yükün cins ve kıymetini yüklemeye başlamadan önce taşıyana bildirdiği ve bu hususların konişmentoya yazıldığı takdirde taşıyıcının, aynı yasanın 1112. ve 1113. maddelerinde belirtilen şekilde saptanacak zarardan yükletene veya gönderilene karşı sorumlu bulunduğu, bu bildirimde bulunulmaması halinde taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırıldığı, somut olayda da yükün cinsinin ve miktarının konişmentoya yazıldığı, yük manifestosunda da bu bilgilerin yer aldığı, bu durumda gerçek zararın hesap edilerek hüküm altına alınacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 21.215,32 USD'nin davalıdan tahsiline, TTK'nun 1235/7 ve 1236 maddeleri gereğince M/V GS PARTNER Gemisi üzerinde davacı lehine kanuni rehin hakkı tanınmasına, hüküm altına alınan tazminata 3095 sayılı yasa gereğince işleyecek ve %10 u geçmeyecek şekilde dava tarihinden itibaren ABD Doları ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına devlet bankalarının ödediği en yüksek faiz oranı tutarında faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, deniz yolu ile taşınan emtianın eksik tesliminden kaynaklanan tazminat ve kanuni rehin hakkı tanınması istemlerine ilişkin olup, davalı tarafça dökme halde taşınan dava konusu emtiadaki fire oranının altında kalan eksik teslimden dolayı sorumluluklarının bulunmadığının savunulmuş ve buna ilişkin olarak Deniz Ticaret Odası'ndan alınan fire oranlarına ilişkin yazı dosyaya sunulmuş olmasına rağmen mahkemece bu savunmanın değerlendirilmemesi doğru olmamıştır. O halde mahkemece, gerekirse bilirkişi raporu alınmak suretiyle bu savunmanın değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2012 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy