(2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.09.2010 tarih ve 2010/303-2010/303 D.İş sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.A.B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz talep eden vekili, borçlunun bu borcu nedeniyle müvekkili alacaklıya bono keşide ederek verdiğini ancak alacağın vadesi gelmesine rağmen bu borcun ödenmediğini, borçlunun adresinden taşınmak üzere olup mal kaçırma niyetinde olduğunu ileri sürerek, mahkemeden borçlunun alacak ve hakları üzerine haciz konulabilmesi için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz isteyenin, protesto çektiğine dair evrak sunmadığı ve bir kişinin mallarını kaçırma niyetinin olduğu yönündeki alacaklı iddiasının ihtiyati haciz kararı için yeterli gerekçe olamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup mahkemece, ihtiyati haciz isteyenin, ödememe protestosu çektiğine dair evrak sunmadığı, bir kişinin mallarını kaçırma niyetinin olduğu yönündeki alacaklı iddiasının, ihtiyati haciz karan verilebilmesi için yeterli neden olamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmişse de, İİK'nun 257/1. maddesine göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, rehinle temin edilmemiş alacağın, nakit ve muaccel olması ve alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşması yeterli olup bono keşidecisi hakkında, ödememe protestosu çekilmesi zorunluluğu da bulunmamaktadır. Somut olayda, ihtiyati haciz, hamil tarafından, keşideci hakkında talep edilmiş olup bono bedelinin vadesinde ödenmediği de göz önüne alınarak, talebin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile red hükmü kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy